Gökçer Tahincioğlu: İmar rantından vazgeçilemezken, bir de yargı paketi eklendi bu trajik 'deprem paketine'

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Türkiye, bir tekrarlar ülkesidir.

Resmi rakamlara göre 53 bin 537 kişinin yaşamını yitirdiği, onbinlerce binanın yıkıldığı depremden sonra açılan dava sayısı bu. Tutuklu sanık sayısı sadece 148.

Elbette kimse uzun süre tutuklu kalmasın, makul süreler aşılmasın.

Ancak bu tablonun nedeni kamu görevlilerinin bu bilançoda neredeyse hiç olmamaları.

Çok az sayıda davada ancak 2 yıl sonra soruşturma izinleri verilebildi.

AFAD ve bakanlık yetkilileri hakkında tek bir dosya yok.

Yargılanan belediye ve diğer kamu personeli sayısı yok denecek kadar az.

Ve şimdi 11. Yargı Paketi, bu davalarda verilecek cezaları da kuşa çevirecek.

Zira deprem davaları kapsamdan çıkarılmadı. Tepkilere rağmen çıkarılması uygun görülmedi.

Zaten İnfaz Kanunu nedeniyle cezaların yarısından kurtulan sanıklar 3 yıl da denetimli serbestlik avantajından yararlanacak.

Bu davalar olası kast nedeniyle açılsa belki biraz daha anlamlı cezalardan söz edilebilirdi. Ancak bilinçli taksirden açıldı ve şimdi yargı paketiyle birlikte ceza alanlar da birkaç ay kapalı cezaevinde kaldıktan sonra açık cezaevine nakledilecek ve kısa süre sonra da tahliye olacak.

İmar rantından vazgeçilemezken, düşük gelirliler için kentsel dönüşüm olanaksız hale getirilmişken, sorumlu kamu görevlilerinin hesap vermesi engellenirken bir de yargı paketi eklendi bu trajik “deprem paketine.”

Gökçer Tahincioğlu’nun yazısı