Gezi eylemlerini bastırmak için uygulanan orantısız güç nedeniyle yaşamını yitiren sekiz ismi aynı karede buluşturan illüstrasyonun çizeri Faruk Tarınç, “Gözlerim dolup ağlayarak bölündüğüm çok oldu” dedi.
‘Göz göze gelmek çok sarsıcıydı‘
Hürriyet’ten Zeynep Bilgehan’ın sorularını yanıtlayan Tarınç, teknik açıdan karşılaşmayı beklediği zorlukların yerini ruhsal ve psikolojik zorlukların aldığını ifade etti. Tarınç, “Benzetmek için kullandığım referans fotoğraflarda kaybettiğimiz o canlarla göz göze gelmek çok sarsıcı bir durumdu. Her seferinde her karakterde tekrar tekrar toparlanıp odaklanmaya çalışmak yıpratıcıydı. Ödenemeyecek olduğu bilinmeden bizden onlara olan borcumuzu yerine getirmemizi bekler gibiydiler” ifadelerini kullandı.

‘Herkes kendi cümleleriyle benimsesin’
Gezi eylemleri sırasından polisin gaz fişeğiyle vurulduktan 269 gün sonra hayatını kaybeden 15 yaşındaki Berkin Elvan’ın ölümünün kırılma noktasını olduğunu söyleyen Faruk Tarınç, çizimi bir buçuk haftada tamamlamış. “Çalışmanın ne bir ismi ne de bir sanatçısı var” diyen Tarınç, çizimi herkesin kendi cümleleriyle sahiplenmesini istemiş.
Sosyal medyada 18 Mart’ta paylaşılan çizim binlerce kez paylaşıldı. Önce yedi kişinin tasvir edildiği çizime daha sonra İstanbul’da Gülsuyu’nda uyuşturucu çetelerine karşı gösteri yapan gruba polisin saldırması sonucu öldürülen Hasan Ferit Gedik de eklendi.
‘Burakcan’ı kardeşliğin sembolü olarak görüyorum’

Faruk Tarınç bu duruma ilişkin şu ifadeleri kullandı: “Hata, eksik referanslar sonucu dikkatsizliğimin de etkisiyle oluştu. Neyse ki iyi niyet gözetilerek bu eksiği tamamlamam için beni uyaran yüzlerce insan oldu“.
Berkin Elvan’ın cenazesinin ardından Okmeydanı’nda öldürülen Burakcan Karamanoğlu’nu da çizen Tarınç, “Burakcan’a beslememiz gereken hoşgörüyü barışın ve kardeşliğin sembolü olarak görüyorum ve herkesin bunu görebilmesine yardım etmesini umduğum çizimi ayrı olarak resmettim” dedi.