Gezi hakimi: TOMA itfaiyeden daha çok su sıkıyor

Denizli’de ‘Gezi’ eylemlerine katıldıkları için üç yıla kadar hapis istemiyle yargılanan dokuz kişinin yargılandığı davanın hakimi ‘farklı’ bir beraat kararına imza attı.

Denizli'de polis saldırısının ardından gruplar yeniden toplandı. (Fotoğraf: @dersimli62)
Denizli’de polis saldırısının ardından gruplar yeniden toplandı. (Fotoğraf: @dersimli62)

Farklı seslerin yükselmesinin demokrasinin oluşup yerleşmesi için gereken davranış olduğu ifade edilen kararın gerekçesinde, “Ne yazık ki ülkemizde şu an, farklı düşünen kitlenin sindirilmesi sürecinde, ülke genelinde itfaiyelerin kullandığı sudan çok TOMA araçlarının su kullandığı ve göstericilere su sıktığı ortadadır” denildi.

Tüm sanıklara beraat

Denizli’de Gezi eylemlerine katıldıkları için Ali Şimşek, Kerem Yıldırım, Güldane Pekdoğan, Recai Altuntaş, Cem Dikmen, Cüneyt Çelik, Süleyman Can Bayram ve Mustafa Kayhan hakkında geçen yıl ‘Kanuna Aykırı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Düzenleme, Yönetme ve Bunların Hareketlerine Katılma’ suçlamasıyla üç yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı. Denizli 7’nci Asliye Ceza Mahkemesi‘nde görülen davanın bugünkü duruşmasında sanıkların tümü hakkında beraat kararı verildi.

Hakim Öncü’den başka bir ‘ileri demokrasi’ tarifi

Fotoğraf: DHA
Fotoğraf: DHA

Denizli 7’nci Asliye Ceza Hakimi Haki Öncü, kararın gerekçesinde çağımızda demokrasi ve özgürlüklerin tanımını yaparak şunları yazdı:

“Demokrasinin kelime anlamı; Tüm üye veya vatandaşların organizasyon veya devlet politikasını şekillendirmede eşit hakka sahip olduğu bir yönetim biçimidir. İleri demokrasi ise, 21’inci Yüzyıl’ın teknolojisini kullanarak demokrasiyi geliştirmeyi amaçlamak, bunun için basın, fikir ve düşünce ile ifade özgürlüğü konularında ileri düzeyde çaba sarfederek, insanların özgürlük ve sınırlarının arttırılması çabasının görüldüğü bir yönetim biçimi olacaktır, daha doğrusu olmalıdır.”

Eylemciler neden sokağa çıktı?

Haklarında dava açılanların ağırlıklı olarak üniversite mezunu ve aydın olarak nitelendirilebilecek bir topluluk olduğunu belirten Haki Öncü, eylemcilerin sokağa çıkmalarındaki amacın da önceki eylemlerde polisin ‘aşırı’ güç kullanması sonucunda yaşamını yitirenler için duydukları üzüntüden kaynaklandığını savundu.

Tencere-tavayla mücadele ileri demokrasiyle bağdaşmaz

Böylesi bir amaçla sokağa çıkmanın demokratik ülkelerde olağan bir davranış olduğuna dikkat çeken Hakim Haki Öncü, eylemlerde ayakta duranı, oturan, yürüyen, tencere- tava çalanı, ışık yakıp- söndüreni tehdit, tehlike olarak görme, sesini kesmek için mücadele etmenin ileri demokrasiyle bağdaşamayacağını vurguladı.

15 yaşındaki Berkin Elvan’ın ölümüne yanar dururuz

DHA
Berkin’in cenaze töreninden… Foto: DHA

Öncü, gerekçeli kararda şöyle devam etti:

“Yaşanan darbe sonrasında ‘farklı düşünüyor’ diye 17 yaşında asılan Erdal Eren’in ardından yazılan ‘Son bakıştaki o gözler kaldı aklımızda’ şarkısını dinler, rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu’nun Mamak Cezaevi’nde yapılan işkenceleri anlatan ‘Üşüyorum’ şiirini okudukça yapılan zulümlere yanar, farklı düşünüyor diye yazar Sabahattin Ali’yi Istıranca Dağları’nda öldürdüğümüze yanar, farklı düşündüğü için ülkemizden kaçmak zorunda kalan Nazım Hikmet’leri, Ahmet Kaya’ları başka ülkelerindeki mezarlarında ziyaret eder, çiçek bırakır, Fatiha okur, son olarak da gezi parkı protestoları sırasında polis memurları tarafından atılan gaz bombasının başına isabet etmesi sonucu 268 gün komada kalan 15 yaşındaki Berkin Elvan’ın ölümüne yanar dururuz”

Vatandaş kimyasal sularla cezalandırılıyor

(Murad Sezer / Reuters)
(Murad Sezer / Reuters)

Hakim Öncü, çoğunluktan farklı düşündüğü ileri sürülen bir avuç gencin, devlet için tehlike görülmemesi gerektiğini söyledi. Farklı seslerin yükselmesinin, farklı düşüncelerin, demokrasinin oluşması ve yerleşmesi için olması gereken davranışlar olduğunu kaydeden Öncü şöyle devam etti:

“Ne yazık ki ülkemizde şu an, farklı düşünen kitlenin sindirilmesi sürecinde, ülke genelinde itfaiyelerin kullandığı sudan çok TOMA araçlarının su kullandığı ve göstericilere su sıktığı ortadadır. Sıkılan suyun da insan için zararlı olacak kimyasal madde ile karıştırılmış su olması, gösteri yapmaya çalışan vatandaşların direkt meydanlarda sıkılan kimyasal sularla cezalandırılmasının amaçlandığı gerçektir.”