Gazeteci Fehim Taştekin, Türkiye’nin İsrail’le anlaşmaya varmasının ardından tepki gösteren İnsan Hak ve Hürriyetleri İnsani Yardım Vakfı’nı (İHH) kastederek “Mavi Marmara’yı bana mı sordunuz” diyen Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın manevrasını şöyle yorumladı: “Satış başladı! Bu net bir şekilde satıştır.”

Evrensel’den Serpil İlgün’e konuşan Ortadoğu uzmanı Taştekin, Erdoğan’ın son dönemdeki dış politika hamlelerini şu sözlerle değerlendirdi: “Kendi hataları olmadığı izlenimini vererek bu manevraları yapacaklar. Erdoğan bütün bu manevralarla kendi istikbalini kurtarma derdinde. Yoksa normal koşullarda bir sürü şey çıkarılır önüne. Mavi Marmara’ya nasıl sahip çıktığını, İsrail’e nasıl deklarasyonlar yayınladığını, Suriye’de yapıp ettiklerini, Rusya’ya ‘Uçağı düşürdük yine düşürürüz’ diye efelendiğini ve diğer retorikleri unutmadık. Kimse ‘Sen bunu demiştin’ demiyor.
Mısır’la ilgili de çark edilecektir. Çünkü dediğim gibi artık bu araba manevra yapamayacak bir sokağa girdi. Tek çıkış yolu, geri yürümek. Onu yaparken de sağı solu kırıp dökecekler, kendi yol arkadaşlarını, dava arkadaşlarını feda edeceklerdir. Şu anda yapabildikleri tek şey özür dilemek ve en kötü koşulları kabul etmek.”
‘IŞİD, Türkiye’deki lojistik hattın işlemesini istiyor’
İstanbul Atatürk Havalimanı’nda yaşanan intihar eylemleriyle birlikte yeniden gündeme gelen “IŞİD, Türkiye’deki eylemlerini neden üstlenmiyor” sorusuna da yanıt veren Taştekin, şöyle devam etti: “Çünkü hala Türkiye sınırlarını kullanmayı, lojistik hattın işlemesini istiyor. Türkiye’deki hücrelerinin sayısının artmasını umuyor, bunun için Türk halkını doğrudan karşısına almaktan kaçınıyor. Yoksa IŞİD için Erdoğan da Müslüman değildir, Türkiye yönetimi de İslami değildir. Türkiye de hedef alınabilir ama şimdi değil. Çünkü saldırıyı üstlendiği takdirde, Türkiye’yi açıktan yanıt vermeye mecbur bırakacaktır. Bu da IŞİD’in sahadaki varlığına yönelik tehdidi büyüten tetikleyici bir neden olabilir. O nedenle IŞİD’in Türkiye’deki saldırıları üstlenmediğini düşünüyorum.”