Son zamanda pek çok kuruluş, X.com’da artan nefret söylemi, komplo içerikleri ve yapıcı tartışmaya yönelik tehditlerden bahsediyor. Medya kuruluşları, içerikleri, zararlı kullanıcı yanıtları veya yanlış bilgilerle çevriliyse, X’te kalmanın markalarına ve okuyucu güvenlerine zarar verebileceğini düşünüyor.
Kararlar yalnızca marka riskini değil, aynı zamanda yankı odalarına, tacize veya dezenformasyona olanak sağlayabilecek bir platformda kalma konusundaki daha geniş bir isteksizliği de gösteriyor. Birçok medya kuruluşu, Twitter’ı terketse de, sosyal medyayı tamamen terk etmiyor yani diğer platformlarda devam ediyorlar. Sadece X’ten uzaklaşıyorlar.
55+ Alman üniversitesi ve araştırma enstitüsü: 2025’te artık resmi hesaplarından X’te paylaşım yapmayacaklarını duyurdular.
80’den fazla Fransız STK ve kuruluşu: 2025’te Trump’ın göreve başlama gününde, nefret ve dezenformasyonun yayılması gerekçe gösterilerek X’ten ayrılma yönünde toplu kararı verdiler.
Ülkeler ve kuruluşlar, Twitter’ı terk ederken hep aynı temalar tekrarlanıyor:
Nefret söylemi, ırkçılık ve tacizde artış.
Algoritmik değişikliklerle güçlenen dezenformasyon ve komplo teorileri.
Musk’ın devralmasından sonra zayıflayan moderasyon (personel kesintileri, politika değişiklikleri).
Devlet kontrolü ima eden bir şekilde “devlet tarafından finanse edilen” olarak etiketlenen kamu hizmeti medyası için güvenilirlik riskleri.
Anlayacağınız bir zamanların özgür içerik sağlayıcısı X.com artık küçülüyor. Markalar, kurumlar ve medya kuruluşları da, küçülen, daha zehirli bir X’e yatırım yapmaktansa TikTok, Instagram, YouTube, WhatsApp, haber bültenleri ve uygulamalara yatırım yapmayı tercih ediyorlar.