Masum; suçsuz, günahsız demektir. Masumiyet, masumluktur.
Masun; korunan, korunmuş olandır. Masuniyet, korunmuş olma durumu, dokunulmazlıktır.
Masumiyet hakkı; sözlükten çıkarıp yaşama geçirmenin çok zor olduğu zamanlarda en çok kullanılan ve baskı dönemlerinde en çok korunması gereken haklar içindedir.
Masumiyet karinesini düzenleyen ulusalüstü sözleşmelerin tanımları bu hakkın ne kadar önemli olduğunu gözetmiştir. Ulusalüstü sözleşmelerde yer alan “masum sayılma” temel insan hakkı ilkesi olarak kabul görmüştür. Sözleşmelerde “masumiyet” ve “korunması” sürekli yer almıştır.
En önemli sonuçlardan birisi şudur: Masumluk karinesinin muhatapları tüm devlet organlarıdır, devlettir. Devletin, önceden kişileri mahkûm eden medya haberlerini, yorumlarını durdurma görevi vardır.
Ceza davalarının haberleştirilmesi ifade özgürlüğü ve masum sayılma hakkı bakımından sorun üretiyor. Yargı sürecinde yapılan işlemler, soruşturma aşamasındaki bilgiler ve bu bilgilerin yorumlanması, habere dönüştürülmesi aşamalarındaki tarafgirlik sürekli sorun çıkarmakta ve kişilerin masum sayılma hakkı ihlalleri çoğalmaktadır.
AİHS’nin (Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi) 6. ve 8. maddelerinde yer alan masumiyet karinesi, adil yargılanma hakkı ve özel ve aile yaşamın korunması gibi haklar demokratik toplumlarda saygı gösterilmesi gereken haklardır.
Gazeteciler; zarar görenlerin, şikâyetçilerin, şüpheli ve sanıkların, mahkûm olmuş kişilerin ve tanıkların; özel yaşamlarının AİHS’nin 8. maddesi ile korunan haklarına, -kamuoyu ilgisini doğuran bilgiler saklı kalmak koşuluyla- özel hayatın dokunulmazlığına saygı göstermelidir.
Mahkemeler; hakkında suç isnadı olan kişilerin haklarının gözetilmesini ve adil yargılanma haklarının korunmasını sağlamalıdırlar.