Figen Çalıkuşu: Sadece kendileri bozulmadılar, bütün ülkeyi de bozdular

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

AB rotasında kriterleri uygularken şahlanan AKP, sonradan kırdığı dümenin, “kuvvetler birliğine” dayalı garip başkanlık sisteminin içeride ve dışarıda yarattığı tükenişi hem kendisi yaşıyor hem de 85 milyona yaşatıyor.

Ülke kendini bu durumdan nasıl kurtaracak? Demokratik bir devlet ve toplum nasıl inşa edilecek?
Siyaset kurumu eli ile şüphesiz.

Tabii siyaset kurumu kendini imha sürecinden nasıl çıkacak derken gözler şu sıralar yapılan CHP Tüzük Kurultayı’na çevriliyor.

Oradan da insanın içini ferahlatacak haberler henüz gelmedi.

Ancak Ankara İl Danışma Kurulu’nda, “şahsen ben böyle bir gücü istemem, böyle bir güç hiç kimsenin hakkı da haddi de değildir” diyen Mansur Yavaş’ın yaptığı konuşmayı önemli buldum.

Kuvvetler ayrılığına vurgu yaparak, tüzük kurultayında özellikle parlamenter sisteme geçiş konusunda çok kuvvetli söylemlere ihtiyaç olduğunu, bunun olmazsa olmaz olduğunu, vatandaşta yerine gelenin de aynı yetkileri kullanacağına dair endişe bulunduğunu söyledi.

Mansur Yavaş’ın da hatırlattığı gibi “güç bozar, mutlak güç mutlaka bozar”…

Sadece kendileri bozulmadılar… Bütün ülkeyi de bozdular.

Figen Çalıkuşu’nun yazısı