Tunceli Başsavcısı Cansu’nun Gülistan Doku vakasının münferit bir dosya kapatma olayı olmadığını fark ettiği anlaşılıyor.
Adalet Bakanı Gürlek’in açıklamasında da benzer bir kuşkuya sahip olduğunu düşündürecek unsurlar var. Bakanlık bünyesinde tam yedi yeni birim oluşturulması ve rafa kaldırılmış çok sayıda faili meçhul dosyasının özel birimler tarafından inceleneceği bilgisi önemli.
Üzerlerine gidilecek eylemlerin bazılarının gerisinde siyasi sebepler olmasa dahi, örtülü kalması için sarf edilmiş çabaların faillerini ortaya çıkarması mümkün…
Susurluk’ta 3 Kasım 1996 tarihinde meydana gelen trafik kazasından sonra, kazaya karışan Mercedes içindeki yolcuların beş benzemez görüntüsünden hareketle kamuoyunda boy gösteren kuşkular ‘devlet içinde devlet’ görüntülü bir yapının mevcudiyetini akla düşürmüştü.
Raporlara rağmen siyasiler konunun üzerine gereğince gitmediler…
Umarım, Gülistan Doku vakasını kovalayan Tunceli Başsavcılığı ve görevlendirecekleri kişiler, faili meçhullerin dosyalarını inceleyecek Adalet Bakanlığı mensupları, gizlenmiş silah parçaları bulan İstanbul Emniyeti, Susurluk raporlarını ellerinin altında bulundururlar.
Susurluk’la kaçan fırsat bu defa yakalanırsa, sevincimizi o zamana saklayalım.