Fehim Taştekin: Netanyahu suikast emrini Washington'dan dönüşte ayağının tozuyla verdi 

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Tahran’da İsmail Haniye’nin, Beyrut’ta Fuad Şükür’ün öldürülmesinin ardından İsrail ve müttefikleri aylak aylak beklemeyeceklerini anlıyor. Cumadan beri iptal edilen uçak seferleri, Beyrut’tan tahliye haberleri ve Tahran’dan düşmanı germeye ayarlı yanıltıcı mesajlar herkese “İşte bu gece geliyor gelmekte olan” dedirtiyor.

Tahran’ı vazgeçirme ya da sınırlamaya yönelik çabalar kifayetsiz kalmışa benziyor. Haliyle kaçınılmaz misillemenin bölgesel bir savaş çıkarmadan nasıl olacağına dair askeri, siyasi ve diplomatik düzlemde kalibrasyon çabaları ağırlık kazanıyor.

İsrail’in Haniye suikastını resmen üslenmemesi, bakanlara konuşma yasağının getirilmesi ve saldırının nasıl olduğuna dair sızıntılar İran’ı etkilemeye ve tepkisini sınırlandırmaya dönük psikolojik harp stratejisini andırıyor.

Netanyahu suikast emrini Washington’dan dönüşte ayağının tozuyla verdi. Kongre üyeleri tarafından 57 kez ayakta, 22 kez de oturarak alkışlandı. Beyaz Saray’da ağırlandı. Bir de başkan adayları Kamala Haris ve Donald Trump’la görüşüp müstakbel yönetimlere çapa attı. Aldığı cesaretle dilediği gibi maval okuyor, kekliyor. Neden yapmasın ki?

Amerikan güvencesi, Netanyahu’daki pervasızlığı teşvik eden en önemli faktör. Biden bile isteye istismar edilmeye müsait bir ikircik içinde.

Basitçe bu sarmalı Gazze’de hızlı bir ateşkes durdurabilir. ABD bunu başarabilir mi?
Şimdilik gök zifiri karanlık; herkes yıldız niyetine akacak füzeleri bekliyor; ucunda dünya savaşı olan…

Fehim Taştekin’in yazısı