Fehim Taştekin: Charlie'nin yaz dedikleri!

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

1818’de Arabistan’da Vehhabileri ezip geçen Osmanlı’nın torunları önceki gece Cumhuriyet Gazetesi’nin önündeydi.
Hedefte Müslüman coğrafyaların mazlumiyetine dair hassasiyetini yakından bildiğim Ceyda Karan da vardı. Suçu
Charlie Hebdo’nun son sayısındaki kapak karikatürünü köşesinde yayımlamasıydı. Bu karikatürde derginin Hz.
Muhammed diye resmettiği kişiye ‘Ben Charlie’yim’ dedirterek verdiği mesaj aslında şu: ‘Peygamberi de öldürdünüz!’

Tabii sorun peygamberin resmedilmesi konusunda yaygın şekilde kabul gören kırmızı çizginin aşılması. Ancak
peygamberin putlaştırılmasını önlemek için onu resmetmeme hassasiyetine rağmen tarihte Buhara, Herat, Keşmir,
Tebriz gibi yerlerde Hz. Muhammed defalarda resmedilmiş. Örnekleri Topkapı Sarayı Müzesi Yazma Eserler
Kütüphanesi ve Süleymaniye Kütüphanesi’nde de mevcut. Ama bunların Müslümanlar arasında bir infiale yol açtığına dair bir rivayet mevcut değil.

… Hz. Muhammed’in Mekke’de namaz kılarken sırtına hayvan bağırsağı koyarak kendisini aşağılayan müşriklere verdiği tepki şuydu: “Allah’ım bunları sana havale ediyorum.” Örnek buyken karikatürler nedeniyle incinen müminlerin vereceği tepki tehdit ve öldürmek olabilir mi? Belki en iyi yanıt hiçe saymak. Tabii Batı’nın ifade özgürlüğündeki çifte standardı ve ikiyüzlülüğüne dair söyleyeceklerimiz mahfuz. Bu gerçek Müslüman dünyanın içinde bulunduğu şiddetli sapmayı haklı çıkarmaz.

Fehim Taştekin’in yazısı