Fatma Çelik: Güvenlik gerekçesiyle getirilen her düzenleme, kolaylıkla siyasi denetim aracına dönüşebilir

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Türkiye’de sosyal medya alanına ilişkin yeni bir yasal düzenleme hazırlığı olduğu uzun süredir konuşuluyordu. Hukukçu gözüyle bakıldığında mesele, basitçe “anonim hesaplar kapatılsın mı kapatılmasın mı” sorusundan ibaret değildir; asıl soru, dijital çağda ifade özgürlüğü ile kişilik haklarının nasıl dengeleneceğidir.

Gerçek kimlikle yazma zorunluluğu, özellikle kadınlara ve çocuklara yönelik dijital şiddetin azaltılması açısından caydırıcı bir rol oynayabilir. Ancak siyaseten bakıldığında mesele çok daha karmaşık.

Çünkü anonimlik yalnızca “sahte hesap sorunu değildir; aynı zamanda ifade özgürlüğünün, ihbar mekanizmalarının ve muhalif seslerin korunmasında kritik bir araçtır. Ve hukuk devleti, ifade özgürlüğünü de korumak zorundadır.

Aşırı denetim, kamusal tartışmayı daraltabilir ve otosansürü artırabilir. Öte yandan tamamen denetimsiz bir alan da hukuk güvenliği açısından kabul edilemez. Bu nedenle çözüm, özgürlük ile güvenlik arasında hassas bir denge kurabilmektir.

Bu nedenle demokratik ülkelerde çözüm, anonimliği kaldırmak değil; suç teşkil eden davranışı hedef almak şeklinde tasarlanır.

Fakat burada ince bir çizgi var: Güvenlik gerekçesiyle getirilen her düzenleme, kolaylıkla siyasi denetim aracına dönüşebilir. Bu nedenle şeffaflık, yargı denetimi ve ölçülülük ilkeleri hayati önem taşır.

Fatma Çelik’in yazısı