Fatih Yaşlı: İki ismin hayaletleri aramızda dolanıyor

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Son yıllarda ve Türkiye’nin içinden geçmekte olduğu çoklu kriz konjonktüründe, hayaleti bugüne çağırılan iki isim görüyoruz: Siyasi yelpazenin iki farklı ucunda yer alan bu isimlerden birisi Nihal Atsız, diğeri ise Doğan Avcıoğlu.

İlki ırkçı-faşist bir milliyetçiliğin inşacısı, ideolojik önderi ve MHP’nin fikri kurucu babası, diğeri ise kalkınma fikrini ve antiemperyalizmi merkeze koyarak çıkardığı Yön dergisiyle sosyalizmi bu topraklarda kitlelerle buluşturan, popülerleştiren, bununla da yetinmeyip iktidarı isteyen, iktidarı arzulayan bir isim.

Ölümlerinin üzerinden onlarca yıl geçmişken, tarihin bir ironisi olarak, bu iki ismin hayaletleri aramızda dolanıyor; özellikle gençler arasında bu iki ismin yazıları, kitapları okunuyor,  bu iki isim üzerine tartışılıyor, konuşuluyor.

Atsız ve Avcıoğlu’nun hayaletini yardıma çağıranlar, farklı siyasi pozisyonlarda olmalarına rağmen krizin sorumlusu olarak iktidar ortaklarını görüyorlar; dolayısıyla öfkenin hedefine AKP ve MHP, yani siyasal İslam ve ülkücülük yerleşiyor, hesaplaşmanın da bunlarla olması gerektiği düşünülüyor.

Her iki kesim de Atsız’la ve Avcıoğlu ile ilişkilerini Mustafa Kemal dolayımı ile kuruyorlar, İslamcılığa ve ülkücü milliyetçiliğe karşı cumhuriyetçi, laik, seküler bir pozisyonda bulunuyorlar, bunun üzerinden dergiler çıkarıyor ya da çevrimiçi platformlarda buluşuyor, örgütlenmeye çalışıyorlar.

Ancak benzerlik buraya kadar; bundan sonrası mutlak bir ayrışmaya tekabül ediyor ve bu da gayet doğal.

Fatih Yaşlı’nın yazısı