Tüm bunlar bir yana, bu referandum, toplumu tam ortasından ikiye bölmüş ve tarih boyunca olmadığı kadar kutuplaştırmış durumda. Bu kutuplaşma ve gerilim ise sandıktan ‘evet’ çıkması halinde dahi sürdürülebilir değil, böylesi bir toplumsal yarılma söz konusuyken, ‘evet’in herhangi bir şekilde istikrar getirmesi, uzlaşı getirmesi, refah getirmesi gibi bir ihtimal mümkün görünmüyor.
Dolayısıyla şunu söyleyebiliyoruz: Referanduma üç hafta kalmışken, iktidar partisi kendi tarihinin en zor döneminden geçiyor, bölünmüş ve parçalı bir görünüm arz ediyor, topluma bir gelecek vaat edemiyor, ciddi bir ikna ve meşruiyet sorunu yaşıyor.