12 Eylül rejimi, Türk-İslam sentezini sahiplendi ve bizzat ‘Atatürkçü’ paşaların 1923’ün kurucu felsefesine nasıl büyük bir ihanet içerisinde oldukları görüldü. Darbeciler zorunlu din eğitimini anayasal güvence altına aldılar, Diyanet İşleri’ni güçlendirdiler, tarikatları ve yeşil sermayeyi palazlandırdılar.
Yıllar sonra İslamcılığa çizdikleri kırmızıçizgilerin aşıldığını görüp 28 Şubat’a giriştiklerinde ise iş işten geçmişti, açılan İslamizasyon kapılarından giren İslamcılar iktidarı almak üzereydi.
İşte bu uzun trajedinin sonucu 15 Temmuz oldu, dinsel bir yapılanma az daha ‘laikliğin bekçisi’ ordudaki örgütlenmesi sayesinde iktidarı ele geçiriyordu ki, darbe son anda engellendi.