Gözden kaçmaması gereken çok önemli bir gelişme de, cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle, Devlet Denetleme Kuruluna sendikaları ve meslek örgütlerini istediği gibi denetleme ve gerekirse seçilmiş yöneticileri görevden alma yetkisi verilmesidir.
Bu adım, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “OHAL’i biz iş dünyamız daha rahat çalışsın diye yapıyoruz. Grev tehdidi olan yere biz OHAL’den istifade ederek anında müdahale ediyoruz” sözleriyle ifade ettiği anlayışın bir devamıdır. Böylelikle sendika yönetimlerine, “Grev gibi işimizi zora sokacak yöntemlere başvurmayı aklınızdan bile geçirmeyin” denilirken, bugüne kadar AKP’nin ele geçirmek için çeşitli hamleler yaptığı ancak başarılı olamadığı meslek örgütleri de iktidarın denetim alanına alınmak isteniyor.
Ekonomi alanındaki gelişmelerin bir fırtınanın habercisi olduğu da dikkate alındığında Saray iktidarının işçi ve emekçilerin, onların örgütlerinin olası tepkilerinin önünü almak için yaptığı hazırlıkların bir ifadesi olarak okunmalı bu gelişmeler. Dolayısıyla son derece açık bir sınıf politikası bu.