Gelenlerin amacı muhteşem bir konser dinlemek değil, sanatçıya para harcıyor gibi görünüp zenginliğini göstermek, çevreye hava atmak. Nitekim şarkıcı sahneye çıkar çıkmaz, müzik dinlemek değil, kendini göstermek için oraya toplanmış olan güruh, sanatçıya pahalı içkiler, tercihen şampanya yollamaya başlıyor. Kısa süre içinde bu bir yarışa dönüşüyor. Biri 10 şişe yolluyor. Öbürü 15, diğeri 20.
Ama yollananlar aslında şampanya falan değil. Şampanya şişesine benzer şişelere doldurulmuş, içine karbondioksit basılmış kötü üzüm suyu. Hatta bazen üzüm suyu bile değil. Çünkü şampanya pahalı ve değerli bir ürün.Yollayan da gidenin şampanya olmadığını biliyor, yollanan da, satan da. Yapılan aslında ucuz bir gösteri.
Bir sonradan görme hatta görmemişlik gösterisi. Ama belli ki, yollanan ucuz şampanyalardan beklenen kâr elde edilemeyince büyük patron daha fazla harcama yapılsın istiyor. Şarkıcı da müşterinin ucuz şampanya değil, pahalı şampanya yollamasını doğrudan söyleyemediği için garsonun başına sözde şampanyayı boşaltarak müşteriye mesaj yolluyor. Şampanya garsonun başına patlıyor.
Garson ise çaresiz. Aslında o şişeyi ne yapması gerektiğini gayet iyi biliyor ama yapamıyor.