Faruk Bildirici: Tecavüz haberi değil pornografik öykü

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

warning
Okura not:

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Her ne kadar, “13 yaşında bir çocuğun yaşadıkları kanınızı donduracak” deniyorsa da başlıkta hemen ardından gelen “Pencereden tecavüz için sıraya girdiler” cümlesi, okuyanı irkiltmekten çok pornografik bir öykü çağrışımı yapıyordu.

Gerçek Gündem sitesinde Seyhan Avşar’ın kaleme aldığı, Konya’nın Ilgın ilçesinde 13 yaşında bir kız çocuğunun uğradığı tecavüze ilişkin haber, başlıktaki pornografik çağrışımlara uygun ayrıntılarla doluydu. 16-17 yaşlarındaki sanıkların, pencereden girdikleri evde sırayla A.A. ile cinsel ilişkiye girmeleri, hamile kalmaması için havluya, beze boşalmaları gibi “bilgiler” uzun uzun anlatılıyordu. İlişkiye girmesi için babasına söylemekle tehdit edildiği, korkutulduğu aktarılıyordu ama bir yandan da “Zeki ile girdiğim ilişkilerin yarısında rızam vardı, yarısında yoktu” gibi cümleler aktarılarak, cinsel istismar gerekçelendirilmiş oluyordu.

Haberin sonunda sanıklardan birinin beraat ettiği, öbür dokuz sanığın ise “Nitelikli cinsel istismar”, “konut dokunulmazlığını ihlal”, “basit cinsel istismar” suçlarından hapis cezalarına çarptırıldıkları ancak kararın istinafta bozulduğu belirtiliyordu.

Böyle bir tecavüz haberinde cinsel istismara dair o kadar ayrıntı vermeye gerek yoktu. İstismarın korkunçluğu, o pornografik bilgiler verilmeden de rahatlıkla anlatılabilirdi. Ama belli ki, sıradan bir tecavüz vakasından daha fazla ilgi çekecek bir metin oluşturulmaya çalışılmış, başarılmış da. Fakat mağdur kız çocuğunu da suçlayan, incitici ve potansiyel olarak bu suçu işlemeye yatkın kişilere örnek oluşturacak bir öykü ortaya çıkmış.

Faruk Bildirici’nin yazısı