Ezgi Başaran: Biz biraz dinlenelim çünkü yolsuzlukları yazmaya 'onlar' da başladı

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Rantı, rüşveti, yolsuzluğu, içine edilen kenti, kültürü, ihanet edilen gazetecilik mesleğini, baskıyı, müdahaleyi, yandaşlığın bünyeye zararlarını ve kaçınılmaz neticelerini…  Yazdık.

Cemaat-AKP kavgasında iki tarafın da birbiri hakkında söylediği her şeyin doğru olduğunu ama aslında bir zamanlar bunların büyük bir ortaklıkla hem devlet hem de derin devlet gibi hareket ettiğini hatırlattık. Hepsini sıra sıra, üşenmeden…

Ve fakat bence bugün duralım ve az dinlenelim. Zira onlar kendileri diyorlar. Yedik ve yaptık diyorlar. Bugün ‘güvenlerinin zedelendiğinden’ dem vururken, ‘bir vefa’ (hangi hizmetin vefası?) alameti ararken aslında bugüne kadar sırtlarını iktidara dayadıklarını…

“17 Aralık ve Gezi döneminde medyanın mucizevi desteğinden” bahsederken, nasıl doğruları yazmadıklarını, nasıl gazeteciliğe ihanet ettiklerini, aslında gazeteci dahi olmadıklarını… “12 yılın ortak kazanımlarının bir anda hırsızlık” hanesine yazılmasına üzülürken, aslında cemaatiyle, iktidarıyla ve iktidarın avanesiyle nasıl bir oyun kurduklarını…

‘Milli güvenliği yıllardır tehdit eden, yıllardır herkesi dinleyen, askerinden gazetecisine, aydınından siyasetçisine herkesi hapse tıktıracak düzeneği kuran o ‘paralel’e “kendilerine ihanet etmeden, Brütüs olmadan” göz yumduklarını… İnşaatları ve işletmeleri belediyelerdeki ‘kaçaklarla’ nasıl yandaş iş adamlarına verdiklerini… Hepsini bir güzel itiraf ediyorlar.

Ezgi Başaran’ın yazısı