Cemaat 2012’den itibaren ama özellikle Gezi sonrasında bir ‘organ nakli’ stratejisine yöneldi. Liberaller ve solcular dünyasına attığı ağı toplamaya başladı. Birçok kişi Abant platformuna üye, gazetelere yorumcu yapıldı, Samanyolu programlarına davet edilmeye başlandı.
…Yurtiçindeki dört temel aktörün üçü artık Gülen hareketinin karşısında yer almaktaydı ve çare siyasetin çerçevesini genişletmek, bir anlamda Batı’yı Türkiye siyasetinin parçası yapmaktı.
Ancak bunu kendi başına gerçekleştirmek, gerekli inandırıcılığı sağlamak zordu. O nedenle liberal ve sol aydınlar bugün Cemaat için hayati bir önem taşıyor. Onlar olmadan gidilebilecek fazla bir yol yok.
Hele onların içinde de ‘farklı konuşanlar’ türerse, örneğin yaşadıklarını anlatmaya kalkarlarsa Cemaat’in ufku bir anda kararabilir.
Bu nedenle söz konusu aydınlar şimdi el üzerinde ve ‘bir arada’ tutuluyorlar. AKP karşısında sanki bir ortak kimlikleri varmış, bir aktörmüş gibi hissetmeleri isteniyor.
Böylece bu grubun Cemaat dışı bağımsız bir ses olduğu izlenimi verilmeye çalışılıyor.