Hatırlandıkça hicap duyulacak muamele eski bir AK Parti mensubuna, hareketin liderlerinden birine, bir önceki cumhurbaşkanına, sonuçta kimseye tek laf etmemiş bir insana yapıldı.
Unutmamak gerek ki eğer iktidar adil, eşitlikçi, özgürlükçü ve basiretli bir yönetim sergileseydi, zaten kimsenin aklına Abdullah Gül adı gelmezdi.
Ne var ki, barajı düşürmeyerek MHP’yi rehin alma kurnazlığının, ideolojik olarak ve pratikte
MHP’ye rehin düşme ile sonuçlanması sonrasında, iktidar ortaklarındaki karakter değişikliği belki de beklenmeliydi…
YSK kararının erteletilerek emri vaki ile başka bir partinin seçime katılmamasını hedeflemek, böyle bakıldığında insanı şaşırtmıyor.