Etyen Mahçupyan: Belki de ülkedeki tek demokrat kitle modern muhafazakârlar

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Son on yılda yaşanmakta olan değişimin öncekinden önemli bir farkı var: Bu küresel bir adaptasyon süreci. Cemaatsal kalıpların gevşeyip esnediği, bireysel duruşun fazlasıyla öne çıktığı, ilgi ve ilişki alanının farklı sosyokültürel yapılanmalara doğru genişlediği bir yeni dünya… Aynı zamanda küresel normların içselleştirilip dini algı içinde normalleştirildiği bir dünya…

Dolayısıyla eşitlik, özgürlük, adalet gibi klasik değerleri sahiplenmenin ötesinde bunları özgüvenle taşımayı mümkün kılan, gerektiğinde bunu kendi kişiliğinin parçası kılmaya imkân tanıyan bir dünya.

Bu yeni değişim dalgasının siyasi alan üzerinde çok kritik bir etkisi var. ‘Yeni’ modern muhafazakârlar, eskilerinden farklı olarak siyaset alanına neredeyse ‘sınıfsal’ bir ağırlık koyma yönünde ortak davranışlar geliştirebiliyorlar. Niceliksel olarak hâlâ çok büyük bir sayı teşkil etmese de, niteliksel olarak hayati bir kesimden söz ediyoruz… Çünkü bunlar olmadan AKP iktidar olamıyor ve partinin tutumuna en hızlı tepki veren İslami küme de bu.

Dahası giderek büyüyen de bir küme… Yanlış yapıldığında oylarını esirgemeye yakınlar, eleştirel bakıyorlar ama ‘öteki’ tarafın notunu da veriyorlar.

Modern demokrasinin gerekleri açısından belki de ülkedeki tek demokrat kitle bu… O nedenle demokrasi de çok muhtemelen bu kesim üzerinden yerleşme ve olgunlaşma istidadı gösterecek.

Etyen Mahçupyan’ın yazısı