Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in konuşmaları ilk zamanlarında olduğu gibi inandırıcı değil. Artık konuşmalarında ekonomik gidişatı grafiklere boğuyor ve aynı zamanda mazeret üretiyor ve algı yaratmaya uğraşıyor.
Söz gelimi, akaryakıt fiyatlarında jeopolitik gelişmelerden kaynaklı artışın önüne geçilmesi amacıyla uygulamaya konulan eşel mobil sistemi için, “Devreye almasaydık enflasyondaki artış çok daha dramatik olacaktı. Şu andaki yansıma üçte bir oranında bile değil” yorumunu yaptı.
Aslında halk sonuca bakar. Maalesef Nisan ayında aylık TÜFE, dünyada açıklanan diğer ülkelere göre çok yüksek, yüzde 4,18 oranında çıktı. Bizden sonra ikinci sırada Filipinler yüzde 2,60 ve Pakistan 2,50 var. Diğerleri yüzde 1 dolayında ve yüzde birin altında kaldı.
Ekonomi yönetiminin eşel mobil mazeretine sığınması yerine, akaryakıt üzerindeki vergi yükünü düşürmesi daha doğru bir yoldur. Üstelik vergi yükünün düşürülmesi, devletteki israfı, şatafat ve itibar harcamalarının kısılması ile telafi edilebilir ve daha da rasyonel bir yoldur. Bu durumda dezenflasyonist politikalar önündeki en büyük engel de kalkmış olur.
Eğer iş mazeret ve algı yaratmaya döndüyse, o işte sonuç yok demektir. Çözülebilen sorunlar çözülebilse, zaten algı yaratmaya gerek kalmaz.