Kitap çalışması için, gazetecilik hayatımın en uzun tatilini yaptım. Çok okudum. Çok düşündüm. Çok da seyrettim olup biteni.
…Rahmetli babam daha adımı fısıldamadan şunları söylemiş kulağıma: “Burası bizim son vatanımızdır oğlum. Gidecek başka vatanımız yok…”
İşte bu duyguyla baktım 3 hafta boyunca düne… Hani elinde taşla-sopayla kapımıza dayanan o adamın söylediği laf vardı ya… “Defolup gideceksiniz bu ülkeden” narası…
Baktım o babalanmalara, VIP salonundaki o heyheylenmelere… “Hadi len” dedim… “Neyini de alacaksan al git…”
Suratına tükürür gibi konuştum… “Bak daha dün aynı yollarda birlikte yürüdüğün savcılar falan vardı ya… Hani o bu dünyaları ben yarattım diyen zevat… Hepsi kaçıp gitti. Bak aslanım, bir gün belki sen de kaçar gidersin, ama biz hep buradayız…”