Bolu’da öldürülen üniversite öğrencisi Dilay Gül, son yolculuğuna kadınların omuzlarında uğurlandı. Kadınlar, katile en ağır cezanın verilmesini istedi.

CHP Gemlik Gençlik Kolları yöneticisi Gül önceki akşam Gerede ilçesinde yurda giderken erkek arkadaşıyla görüştüğü sırada sınıf arkadaşı Uğur Aydemir tarafından öldürülmüştü.
Gemlik CHP ilçe binası önünde toplanan, aralarında CHP Bursa milletvekilleri Lale Karabıyık, Erkan Aydın, Nurhayat Altaca Kayışığlu’yla birlikte il ve ilçe yöneticilerinin yanısıra ‘Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu‘ üyelerinin de olduğu kalabalık grup sessizce Gemlik Hacı Bektaşı Veli Derneği’ne yürüdü.
Tören boyunca yeğeni Dilay Gül’ün fotoğrafını gözyaşları dökerek taşıyan teyzesi Ayla Aydın, “Zanlıya öyle bir ceza verilsin ki, biz kadınlar olarak bir daha suskun kalmayalım” dedi.
Bursa’ya dönmek istiyordu
CHP’li Karabıyık ise Dilay Gül’ün okulundan şikayetçi olduğunu ve kendisine Bursa’ya dönmek istediğini söylediğini belirterek, “Kendisine ‘Kanun gereği bir yıl okumak zorundasın’ dedim. Maddi sorunları da olduğunu tahmin ediyorum veya dönmek istemesini böyle algılamıştım” diye konuştu.
‘Çığlık sesleri geldi, daha sonra telefon kapandı’
Dilay Gül, saldırıya uğradığı sırada telefonun diğer ucunda olan Sait Çiftçi duyduklarını şöyle anlattı: “O gün telefonla konuşurken, yanında Uğur’un olduğunu söyledi. O çocukla da arkadaşlığı yoktu. Dilay, Uğur ile konuşurken telefonda benimle de konuşuyordu. Ona ‘Seni seviyorum’ dedim. O da, ‘Bende seni aşkım’ deyince, çocuk ‘Sevgilinle mi konuşuyorsun’ falan filan yaptı. Dilay, ‘Sevgilim var, onunla konuşuyorum’ diye cevap verdi. Daha sonra Uğur, ‘Kusura bakma Dilay’ diye cevap verdi. Dilay da, ‘Kusura baktım Uğur. Hadi sen git artık. Ben yurda geldim’ deyip arkasını döndü. O sırada sanırım saldırdı ve çığlık sesleri geldi. Daha sonra telefon kapandı.”
Okulla yurt arasındaki korku yolu
Gül şu bilgileri de verdi: “Okul ile yurdun arası 100-200 metre, karanlık ve ıssız, elinde biber gazıyla yürüyordu. Telefonla konuşurken, ben kayıt cihazını açıyordum. Okulla yurt arasında bekleyen ve askıntı olan araçlar oluyordu. Öyle bir şey olduğu zaman bana bunu anlatıyordu. Kaçırılma ve benzeri olayı olduğu zaman ben onu polise bildirme amaçla bunu yapıyorduk.”