Türkiye, son yıllarda dünyada reel ücretlerin en keskin düştüğü ülkelerin başında geliyor. Örneğin OECD verilerine göre Türkiye, çalışanların satın alma gücü paritesine göre hesaplanan net gelirlerinde en sert düşüş yaşayan ülkeler arasında üst sıralarda.
OECD raporlarında özellikle ‘birim iş gücü maliyeti’ düşerken, emeğin toplam gelirden aldığı payın düzenli olarak azalması vurgusu sık sık yapılıyor.
Çok değil sadece bir yıl önce hane halkı açısından temel sorun ‘alım gücündeki düşüş’ iken, bugün itibarıyla sorun, milyonlarca insan açısından ‘borçla dahi geçinememe ve temerrüde düşme’ aşamasına gelmiş durumda.
Geçen yılın aynı dönemine göre hane halkı çok daha borçlu, çok daha yoksul ve başta çocuklar ve yaşlılar olmak üzere, yetersiz beslenme gibi çok daha ciddi bir tabloyla karşı karşıya.
Geçen yılın aynı dönemine göre hane halkının borç geri ödeme kapasitesinin yarı yarıya azaldığı mevcut tabloda, yıllardır yaşanan ancak son bir yılda hız kazanan gelir erozyonunu durduracak köklü adımlar atılmadığı sürece, yakın gelecekte “Yaşamak için borçlanmak” bile mümkün olmayacak gibi görünüyor.