İktidar, 31 Mart yerel seçimleri öncesinde giderek derinleşen ekonomik krize rağmen bütçe kaynaklarının önemli bir bölümünü yerel seçimler için kullanmıştı. Yerel seçimleri kazanmak için bütün bakanlıkları ve devlet kurumlarını seferber etmelerine, sermayenin ve medyanın tam desteğini almalarına rağmen sandıktan istedikleri sonucu çıkaramadılar.
İktidar partisi bugüne kadar her seçim döneminde kimi zaman korkutarak ya da tehdit ederek, kimi zaman da açık açık yalan söyleyerek, gerçekleri çarpıtarak sonuç almaya çalışmıştı. 31 Mart yerel seçimleri daha önce başarılı bir şekilde işleyen bu mekanizmanın, ağır ekonomik kriz koşullarının da etkisiyle ters tepmesi ve milli gelirin üçte ikisinin üretildiği büyükşehirlerin, özellikle İstanbul’un, kaybedilmesi iktidar cephesinin bütün planlarını ve dengesini altüst etti.