Erdoğan'ın sözcüsü, Cizre'yi Ferguson'a benzetti: Gereken yapıldı

 

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, 21 sivilin hayatını kaybettiği, sekiz gün süren sokağa çıkma yasağının ardından savaştan çıkmış bir şehri andıran Cizre’de ‘güvenlik güçlerinin ne gerekiyorsa onu yaptığı’nı söyledi.

Ferguson’u düşünün

ibrahim kalin
İbrahim Kalın.

Cizre’yi, Michael Brown isimli silahsız bir siyah gencin polis tarafından öldürülmesinin ardından eylemlerin yaşandığı ABD’nin Ferguson kentine benzeten Kalın, “Çok abartılı yalan yanlış haberleri görüyoruz, duyuyoruz. Böyle bir güvenlik zaafiyetinin ortaya çıkmaması için güvenlik güçlerimiz kanunlar içerisinde gerekeni yapmıştır. Ferguson’u düşünün. Orada güvenliği sağlamak için nasıl önlem alındığını gördük ki orada hendek kazanlar, tuzak kuranlar yoktu” diye konuştu.

Körfez ülkelerini savunmak Kalın’a düştü

Gündeme dair değerlendirmelerinde Avrupa sınırında devam etmekte olan mülteci krizini de ele alan Kalın, Avrupa Birliği ülkelerini sınırlarını yeniden kapattıkları için eleştirirken, Körfez ülkelerini savunmayı da ihmal etmedi.

Kalın, neredeyse hiç Suriyeli sığınmacı kabul etmeyen Suudi Arabistan, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri gibi Körfez ülkeleri için meselenin ‘daha karmaşık’ olduğunu, bu ülkelerin sığınmacılar için ‘mali yardım’da bulunduğunu kaydetti.

‘Cumhurbaşkanı halktan biri’

Kalın, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın, 1 Kasım seçimlerinde de mitinglerle seçim kampanyasına ‘katkı sunacağı’nın sinyalini verdi.

Erdoğan’ı ‘halktan biri’ olarak tanıtan sözcü, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu meydanlara inme ifadesi kodlu bir ifade haline geldi, halkın oylarıyla seçilmiş bir cumhurbaşkanımız var şu anda. Milletimizin her kesimiyle kucaklaşmasıdır. Bazen muhtarla buluşma olur, hitap şeklinde olur, vatandaşlar buluşma şeklinde olur. Biz cumhurbaşkanımızın halkla buluşmasını siyasi faaliyetin içinde yansıtılmasını çok yanlı olarak değerlendiriyoruz. Halkın içinden gelmiştir, siz onu taksicilerle çay içerken görürsünüz, bazen simitçiyle görürsünüz, bazen vatandaşlara hitap ederken görürsünüz. Böyle bir liderin bu tür eleştiriler ve değerlendirmeler var diye halkla teması kesmesini bekleyemeyiz. Halkımız seçmiştir, halkımızla iç içedir, buluşmaya görüşmeye devam edecektir. Yurt içi olur yurt dışı olabilir.”

‘Sipariş’ soruyla Nokta yorumu

‘Havuz medyası’ndan A Haber muhabirinin kendisine, ‘Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hakaret içerikli bir kapak basmak basın ve ifade özgürlüğü kapsamına girer mi?’ sorusunu da yanıtlayan Kalın, “Cumhurbaşkanına hakareti basın özgürlüğü saymak dünyanın hiçbir yerinde yoktur. Asla ifade özgürlüğüyle ilişkilendirilemez. Terörle mücadele sürecinden geçiyoruz. Küçük siyasi puanlar yapmak için siyaset değildir. Şahsına veya ailesine saldırmak militarizmdir, gazetecilik değildir, başka bir şeydir. Her gün cumhurbaşkanlığı makamına saldırarak bunları kimse basın özgürlüğü olarak adlandırmasın” dedi.

Kalın sözlerini, “Eleştiriyle ilgili hiçbir sorunumuz yok. Kişilik cinayetine kimlik cinayetine yönelmeden eleştiri yapabilirsiniz. Her türlü görüş ifade edilebilir. Ama bazen teröristle onunla mücadele edenin aynı kefeye konulduğu şeyler görüyoruz. Burada bu süreçte herkesin üzerine görev düşmektedir” diye noktaladı.

Bakan Zeybekci Cizre’deki sivil ölümlerini hiçe saydı: Gereği sonuna kadar yapılacak