Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Maliye ve Hazine bakanlığına atadığı damadı Berat Albayrak için, “Finans sektörüyle hem pratikte hem de teorikte geçmişi var. Özel sektörde başarıyla çalışmış, son dönemlerde Marmara Üniversitesi’nde bu konunun dersine girmiş… Böyle bir geçmişi olmuş bir arkadaşımız olması sebebiyle bu işi çok daha seri derleyip toparlayacağına ve başarıyla yürüteceğine inanıyorum” dedi.

Albayrak, 24 Kasım 2015 tarihinden bu yana Enerji ve Tabii Kaynaklar bakanı olarak kabinedeydi.
Erdoğan ilk ziyaretlerini yaptığı Azerbaycan ve KKTC dönüşünde uçakta gazetecilere konuştu.
Hürriyet’ten Hande Fırat’ın aktardığına göre Erdoğan, Merkez Bankası’nın da Albayrak’a başında olduğu bakanlığa bağlı olacağını söyledi.
Cumhurbaşkanı şöyle devam etti: “Berat Albayrak Bey’in finans sektörü ile hem pratikte hem de teorikte geçmişi var. Özel sektörde başarıyla çalışmış, son dönemlerde Marmara Üniversitesi’nde bu konunun dersine girmiş, böyle bir geçmişi olmuş bir arkadaşımız olması sebebiyle bu işi çok daha seri derleyip toparlayacağına ve başarıyla yürüteceğine inanıyorum. Maliye ve Hazine Bakanlıkları geçmişte zaten tek bir bakanlıktı, ancak sonradan ayrılma süreci oldu. Ama o uygulama fayda getirmedi, zarar getirdi. Zira Maliye Hazine’den ayrı hareket ediyor, Hazine Maliye’den ayrı hareket ediyor. Bunlar aslında bir bütünün parçalarıydı. Şimdi biz bunu ‘deneme- yanılma’ diyelim; neticelerini gördük ve birleştirmeyi uygun bulduk. Çalışma şemasında Hazine-Maliye Bakanlığı’nın alt birimleri olarak çok önemli kurum kuruluşlar var. Bu adımla birlikte Hazine Maliye Bakanlığı, devlete finans temininde çok daha güçlü bir kaynak oluşturacak.”
Mehmet Şimşek’in kabinede yer almamasının dış basında olumsuz yorumlara neden olması hatırlatılan Erdoğan şunları söyledi: “Yabancı basının yaklaşımlarına göre hareket etmek doğru bir anlayış değildir. Dolayısıyla, onların yaklaşımlarını pek umursamıyorum. Kaldı ki yabancı basın, bizim için hiçbir zaman hayırlı rüyalar görmemiştir. Biz pik yaptığımız zamanda bile hayırlı rüyalar görmemiştir. Kredi derecelendirme kuruluşları biz tırmanışta iken bile bize hep eksi verdiler. Buna karşılık komşuda dibe vurma var; ama bir bakıyorsunuz komşuyu dört derece birden yükseltiyor. Bu nasıl bir kredi derecelendirme kuruluşudur, bunları anlamak mümkün değil. Onun için biz onların açıklamalarına değil, daima kendi işimize bakalım.”