'Erdoğan'a hakaret'te bugün: Şarkıcı Suavi'ye önce hapis, sonra para cezası

 

Şarkıcı Suavi’ye ‘Erdoğan’a hakaret’ suçlamasıyla 11 ay 20 gün hapis cezası verildi. Hapis cezası daha sonra para cezasına çevrildi.

Fotoğraf: nilufer.bel.tr

Suavi, 29 Ekim 2016’da İzmir’deki bir etkilikte “Daha düne kadar ibrikle kim abdest suyu döküyordu, daha düne kadar önünde kim diz çöküp ayakkabısını bağlıyordu, al FETÖ’yü vur Tayyib’e farkı yok” demişti.

Mezopotamya Ajansı’nın (MA) haberine göre Suavi’ye İzmir 33’üncü Asliye Ceza Mahkemesi’nde ‘cumhurbaşkanına hakaret’ suçlamasıyla açılan davanın karar duruşması bugün görüldü.

Suavi’nin avukatlarından Volkan Gültekin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) kararlarının dikkate alınması ve Suavi’nin sözlerinin ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Diğer avukat Ercan Demir, Suavi’nin sözlerinin eleştiri olduğunu belirterek ‘FETÖ’nün 2015 öncesine kadar hükümet tarafından terör örgütü olarak kabul edilmediğinin anlatılmaya çalışıldığını kaydetti.

Avukat Kemal Aytaç, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın “Ne istediniz de vermedik” sözlerini hatırlattı.

‘Suç işlemedim’

Savcı, mütalaasında şarkıcının cezalandırılmasını istedi.

Suavi ise mütalaaya karşı “Hangi koşullarda niçin burada olduğumu bilmekteyim. Olağan koşullarda mahkemede olmamam gerektiğini düşünüyorum. Bir suç işlediğimi, şahsı hedef alarak hakaret ettiğimi düşünmüyorum” dedi.

Önce hapis sonra para

Mahkemeye heyeti ‘suçu işleniş biçimini’ gözönüne alarak şarkıcıya bir yıl hapis cezası verdi. ‘Suçun alenen işlenmesi’ gerekçesiyle oranında artırıma gidilerek ceza bir yıl iki aya çıkarıldı. Daha sonra ceza, indirimle 11 ay 20 güne düştü.

Mahkeme ‘yeniden suç işlemeyeceği kanaati oluşmadığı’ kanaatiyle cezanın ertelenmesine gerek görmedi.

Suavi’nin ekonomik ve şahsi hali gözetilerek ceza 14 bin lira adli para cezasına  çevrildi. Erdoğan’ın avukatları için de Suavi’nin 2 bin 180 lira vekalet ücreti ödemesine hükmedildi.

‘Bakkal hesabı yapıldı’

Suavi, mahkemenin kararını şöyle yorumladı: “Davanın buraya kadar taşınmasını normal bulmuyorum. Olağan şartlarda böyle bir söylem üzerine herhangi bir cumhuriyet savcısının soruşturma başlatarak bir mahkeme süreci oluşturması beklenemez. Doğal olarak bu süreç kendisi anormal gelişti. Biraz zengin olduğuma kanaat getirerek, normal olanın dışında bir para cezasına çarptırdı. Bakkal hesabı gibi 40 lira üzerinden günlük çarptı gözümüzün önünde. Sonra dava duruşmasına hiç katılmayan karşı tarafın avukatları için de ekonomik yükümlülüğü benim üzerime yıktı. Ayrıca yine pozisyonumu dikkate alarak, ‘Senin suç işleme ihtimalin var. Ben bu konuda ikna değilim’ diyerek, cezaya hükmetti. Kabul edilecek bir dava değil. İstinaf mahkemesine itirazda bulunacağız. Hayat ne yöne gidiyor hep birlikte göreceğiz.”