Erdoğan: 'Terörsüz Türkiye'nin yükü hafifledi

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan “Suriye’nin kuzeyindeki sorunun çözülmesiyle ‘terörsüz Türkiye’ sürecinin yükü de hafiflemiş oldu” dedi.

Fotoğraf: AA

Suriye’de Şam yönetimi ve SDG, 30 Ocak’ta askeri ve idari güçlerin aşamalı entegrasyonunu içeren bir ateşkeste anlaşmıştı.

Anlaşma gereği Suriye İçişleri Bakanlığı’na bağlı 100’er kişilik güvenlik güçleri Haseke il merkezi, Kamışlı ilçe merkezi ve Kobani’nin Şuyuk köyünde konuşlanmıştı.

Yine anlaşma kapsamında SDG güçlerinden oluşan üç tugaylık bir askeri tümen kurulacak. Ayrıca Halep Valiliği’ne bağlı bir tümende Kobani (Aynelarap) güçleri için bir tugay oluşturulacak.

‘Terörsüz Türkiye’ hedefimiz ‘terörsüz bölge’ye doğru gidiyor’

Suudi Arabistan ve Mısır’dan dönüşünden uçakta gazetecilere konuşan Erdoğan son gelişmelerle Suriye’nin kuzeyindeki sorunun çözüldüğünü söyledi.

PKK’nın silah bırakması sürecine dair soru üzerine konuşan Erdoğan, şunları söyledi:

“Suriye’nin kuzeyinde istikrarın ve huzurun tesisi, bizi doğrudan ilgilendiriyor. Komşumuzun tek devlet, tek ordu, tek Suriye anlayışı ile bütünleşmesi bizim en büyük arzumuzdur.

‘SDG’denilen yapının imzaladığı anlaşmalara uyması, Suriye’deki barış iklimini güçlendirecek ve kalıcı istikrarı kolaylaştıracaktır.

Kimse çatışmaları körüklemeyi, gerilimi tırmandırmayı, zamana oynamayı aklının ucundan bile geçirmemeli. Yanlış hesap bugüne kadar hem Şam’dan hem de Ankara’dan dönmüştür. Kuşkusuz yine dönecektir.

Biz, tüm renkleriyle bir, bütün, güçlü, huzurlu bir Suriye’den yanayız. Suriye’nin yanındayız. Kürt, Arap, Türkmen, Nusayri demeden herkesi muhabbetle kucaklıyoruz.

Suriye halkı bizim dostumuz ve kardeşimizdir. Bizim sorunumuz terörledir. Ayrılıkçı emellerine ulaşmak için terörü bir yol ve yöntem olarak kullananlarladır.

Suriye’nin kuzeyindeki sorunun çözülmesiyle ‘terörsüz Türkiye’ sürecinin yükü de hafiflemiş oldu. Meclis’teki komisyon, ortak raporunu tekemmül ettirmek üzere. Temennimiz rapora, uzlaşının ve sürece dinamizm kazandıracak bir bakış açısının damga vurmasıdır.

‘Terörsüz Türkiye’ hedefimiz, attığımız adımlarla ‘terörsüz bölge’ye doğru gidiyor ve inşallah her iki hedefe de suhuletle ulaşacağız.”

İran-ABD gerilimi: ‘İşi sıcak tutuyoruz’

Erdoğan, İran-ABD arasındaki gerilimle ilgili Türkiye’nin girişimlerine dair şunları söyledi:

“Öncelikle Amerika ve İran arasındaki gerilimin bölgeyi yeni bir çatışmaya, kaosa sürüklemeden düşürülmesi için elimizden geleni yapıyoruz.

Onun için de biliyorsunuz ABD Başkanı Donald Trump’la görüşmem oldu ve İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’la hemen ertesi gün görüştüm. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’la de İstanbul’da dışişleri vakanımla beraber üçlü bir görüşme yaptık.

İşi sıcak tutuyoruz. İran’a askeri müdahaleye karşı olduğumuzu net şekilde ortaya koyduk ve bunu muhataplarımıza ilettik. Şu ana kadar tarafların diplomasiye alan açmak istediğini görüyorum. Bu olumlu bir gelişme olarak önümüzde duruyor.

Sorunların çözüm yolu çatışmalar değil, uzlaşma zemininde buluşmak ve müzakere etmektir. Süreç canlıdır ve kopmuş değildir. Zemin diyaloga ve diplomasiye hala açıktır.

Alt düzeyde yapılacak görüşmelerde mesafe alınmasının ardından liderler seviyesinde müzakerenin de faydalı olacağını düşünüyorum. Askeri gerilim bu kadar artmışken müzakere masasının bir şekilde kurulacak olması da önemlidir. Umarız sorunlar diyalog yoluyla çözülür ve bölgemizde yeni bir çatışma baş göstermez.

Biz gerek lider diplomasisi gerek diğer düzeylerde yapılan görüşmeler yoluyla, müzakere zeminini kuvvetlendirmek için çalışacağız. Bu zemin ne kadar genişler, başka ülkeler de devreye girer mi göreceğiz.

‘Bölge ülkeleri bizim duruşumuzu destekliyor’

Cumhurbaşkanı, Körfez ülkelerinin İran-ABD gerilimiyle ilgili girişimlerine ilişkinse şöyle konuştu:

“Her şeyden önce biz bölgemizde yeni bir savaş istemiyoruz. Bunu en net şekilde her zaman dile getirdim, dile getiriyorum. Suudi Arabistan da tabii ki bu bölgedeki çatışmalardan etkileniyor. Onlar da bölgemizde huzurun, barışın ve sağduyunun hakim olmasını istiyor. Hassasiyetlerimiz genel manada örtüşüyor.

Herkes biliyor ki; bölgemizde tam anlamıyla tesis edilecek huzur, barış ve istikrar hepimize kazandırır. Çatışmaların, kanın, gözyaşının hakim olduğu bir coğrafyada ise kesinlikle herkes kaybeder. Bu nedenle hepimizin barışın tarafında yer alması, en akılcı seçenektir.

Bölge ülkelerinin son yıllarda yaşanan çatışmalı süreçlerden, bunu net bir şekilde gördüğünü ve bizim duruşumuzu desteklediklerini de düşünüyorum.

Artık etrafımızı saran ateş çemberinden sıyrılmanın, yanan ateşleri söndürmenin, vakti çoktan gelmiştir. Sağduyu burada ortak paydadır. Bu meseleye sadece askeri pencereden bakmak, bölgeyi felakete götürür. Ateşi daha fazla harlamanın kimseye faydası olmaz.

Bölgemiz kana, gözyaşına, savaşlara doymuştur. Artık, barışı ve huzuru konuşmayı, iş birliklerini artırmayı istiyoruz. Sorunlar her zaman olur; anlaşmazlıklar uluslararası ilişkilerin bir parçasıdır. Ancak diplomasi de bunun için vardır.

Biz de barışçıl diplomasiyi güçlendirmek zorundayız. Bu, hem ülkemizin hem bölgemizin çıkarları için hayati önemdedir.”

İran-ABD gerilimi

ABD Başkanı Donald Trump’ın Özel Temsilcisi Steve Witkoff’un, İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi’yle olası bir nükleer anlaşmayı görüşmek üzere 6 Şubat’ta Türkiye’de bir araya geleceği iddia edildi, sonrasında görüşmenin İran’ın talebi üzerine Umman’a taşındığı yazıldı.

Dün İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, ABD’yle iptal olduğu söylenen görüşmelerin 6 Şubat Cuma Umman’ın başkenti Maskat’ta yapılacağını bildirdi. ABD de bunu doğruladı.

İran: ABD’yle müzakereler 6 Şubat’ta Umman’da

Erdoğan: Son anlaşmalarla Suriye halkının önünde yeni bir sayfa açıldı

Şam, SDG’yle ‘bir tümenden oluşan’ kademeli entegrasyonda anlaştı