Erdoğan, muhalefeti 'sermaye piyasasına ateş etmek'le suçladı

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, muhalefeti ve isim vermeden ‘tetikçi medya’yı fon vurgunu üzerinden ‘sermaye piyasasına ateş etmek’le suçladı.

Fotoğraf: AA

Haliç Kongre Merkezi’nde konuşan Erdoğan, “Piyasa düzenbazlıklarıyla üç lirasını sadece 3-5 ayda 10’a, 20’ye, 30’a katlayana asla tolerans göstermeyecek, sağladığı fahiş kazancın bedelini ona mutlaka ödeteceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanının açıklaması özetle şöyle:

‘Operasyonu tıpkı bir cerrah titizliğiyle yürütüyoruz’

* Biliyorsunuz son haftalarda fon piyasamızın bir kısmında nükseden bir sorunla yüzleşiyoruz. 17 Eylül’den itibaren attığımız kararlı adımlarla sorunu kontrol altına aldık. Tam yetkiye sahip Fon Koordinasyon Kurulumuzu süratle oluşturduk. Tıpkı bir cerrah titizliğiyle operasyonu yürütüyoruz. Kararlı, dikkatli ve çok hassas adımlarla meseleyi hakkaniyete en uygun şekilde çözüyoruz. Burada üç önceliğimiz var:

* Birincisi: Tasfiyesine karar verilen fonlardaki birikimlerin yatırım sahiplerine mümkün olan en kısa sürede ödenmesi. Geçen hafta olağan tasfiyede ödemeler başladı, sorunsuz devam ediyor. Olağanüstü tasfiyelerde ise Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulan kanun teklifimizin yasalaşmasını müteakip ara ödemeler başlayacak.

‘Üç lirasını üç, beş ayda 30’a katlayana bedelini mutlaka ödeteceğiz’

* İkinci önceliğimiz: Manipülasyon yaparak haksız kazanç elde edenlerle hukuk önünde hesaplaşmak. Bununla ilgili yargı süreçleri dikkate alınarak icra ediliyor. Yeni bilgiler ve itiraflar ışığında soruşturmalar derinleştiriliyor. Kimse kusura bakmasın benim ihracatçı kardeşim bir konteyner daha fazla ürün satmak için ülke ülke dolaşırken, benim sanayici kardeşim etrafımızı saran ateş çemberine rağmen büyük bir özveriyle çalışırken, benim tüccar kardeşim, esnaf kardeşim helalinden kazanmak için adeta kılı kırk yararken piyasa düzenbazlıklarıyla üç lirasını sadece 3-5 ayda 10’a, 20’ye, 30’a katlayana asla tolerans göstermeyecek, sağladığı fahiş kazancın bedelini ona mutlaka ödeteceğiz.

* Üçüncü önceliğimiz: Bu sürecin sermaye piyasalarımıza zarar vermeden yönetilmesidir. İlk günden beri bu konuda da çok özenli davrandık. Fırsatçılar ile yatırımcılar arasına net bir çizgi çekerek sorumlu bir tutum içinde olduk.

‘Muhalefet ve tetikçi basın organları…’

* Maalesef aynı itinalı yaklaşımı muhalefette ve tetikçi basın organlarında göremedik. Sırf kendilerine ekmek çıksın diye insanların itibarlarıyla oynadılar. Bize zarar vermek uğruna Türk ekonomisinin zora girmesi için utanmadan kriz tellallığı yaptılar. Bizi siyaseten köşeye sıkıştırma adına önünü arkasını düşünmeden sermaye piyasalarımıza ateş etmekten çekinmediler. Neticede aileleriyle birlikte milyonlarca insanımızı etkileyen bu hadisede gerçekten çok kötü bir sınav verdiler. Her zaman yaptıkları gibi yine sapla samanı birbirine karıştırarak böyle bir konuda dahi ülkenin hayrına olacak isabetli bir politika üretemediler.

* Fon piyasasının belli bir bölümünde ortaya çıkan bu sorunu görmezden gelmek nasıl doğru bir yöntem değilse, bu sorunu siper alıp Türk sermaye piyasalarına ateş etmek; yatırımcıyı ürkütmek, korkutmak hatta uzaklaştırmak da doğru bir yaklaşım değildir. Fon meselesi üzerinden topyekûn sermaye piyasalarımızın kriminalize edilmesini hoş karşılayamayız.

* Her şeyden önce böyle bir yaklaşım sadece sermaye piyasalarımızı değil, reel sektörümüzü de sıkıntıya düşürecektir. Zira sermaye piyasaları, tasarruf sahipleri ile reel sektör arasında bir finans köprüsü kurarak çok hayati bir görev icra etmektedir. Üstelik bu köprü; borç oluşturmadan, ortaklığa dayalı ve faizsiz bir şekilde kurulabildiği için ayrıca kıymetlidir.

* Hâl böyleyken toplam fon sayısının yalnızca yüzde 4,6’sında ortaya çıkan bir sorundan yola çıkarak tüm sermaye piyasası araçlarını terörize etmek; bakın açık konuşuyorum Türkiye ekonomisinin altını oymak olur, ülkemizin kalkınma yürüyüşüne sabotaj düzenlemek olur. Buna ister siyasetçi ister gazeteci hüviyeti olsun, kimsenin hakkı yoktur. Biz de zaten böyle bir fırsatçılığa izin vermeyiz.

Fon soruşturması

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) 17 Eylül’de yedi portföy yönetim şirketine ait 131 yatırım fonu için tasfiye kararı aldı. Fonların bazıları temerrüde (borcu ödeyememe durumu) düştü.

Alım-satıma kapatılan fonlar, TERA, PUSULA, HEDEF, ATLAS, A1, PARDUS ve BULLS PORTFÖY şirketlerine ait. İş Bankası ve Ziraat Bankası’nın yürüteceği tasfiye süreci altı ay sürecek.

İstanbul başsavcılığının soruşturmasında şirket ve portföy yöneticileri, eski Merkez Bankası başkan yardımcısı dahil 85 kişi tutuklu.

26 Eylül’de eski aile bakanı ve AKP genel başkan yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya’nın bir fon üzerinden 21 kat, eşinin sekiz kat kar ettiği, çiftin ay başında toplam 2 milyar 170 milyon lira çektiği öne sürüldü. Kaya suçlamaları yanıtsız bırakıp görevlerinden istifa etmekle yetindi.  29 Eylül’de İstanbul başsavcılığı, Kaya ve eşi İlyas Kaya’nın mal varlıklarının dondurulmasına ilişkin ilgili tüm kurumlara müzekkere yazdı.

6 Ekim’de Anadolu Ajansı’nın (AA) haberine göre Sayan Kaya ve eşi İlyas Kaya, fon kazancının iadesi için başvurdu. İstanbul başsavcılığı, iadeye izin verilmesi için bankalara yazı yazdı.

Fon soruşturmasında adı geçen Adil Katılım Bankası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Emre Ballı’ysa 6 Ekim’de aracında ölü bulundu. Balcı ve AKP’li Hayati Yazıcı’nın oğlu Mustafa Yazıcı dahil 30 kişinin mal varlığına 30 Eylül’de tedbir kararı getirildi, daha sonra bu karar 1 Ekim’de kaldırıldı.

7 Ekim’de AKP Grup Başkanı Abdullah Güler soruşturma için Meclis’te komisyon kurulmasını gereksiz bulduğunu duyurdu: “Fon soruşturmasına ilişkin TBMM’de araştırma komisyonu kurulmasına şimdilik gerek yok, yargı çalışıyor.”

8 Ekim’de Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 43 bin fon katılımcısının parasının bankalara transfer edildiğini, 9 Ekim’deyse Adalet Bakanı Akın Gürlek 187 milyar liralık haksız fon kazancı tespit edildiğini açıkladı.

13 Ekim’de Cumhurbaşkanlığı’na bağlı İletişim Başkanlığı A1, Bulls ve Pardus şirketlerinin geriye kalan 49 fonu kapsamında, toplam 34,1 milyar liranın tasfiye sürecinin bu hafta sonuna kadar tamamlanacağını bildirdi.

14 Ekim’deyse Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, İstanbul Başsavcılığının talebi üzerine yapılan ön inceleme sonucu, eski SPK başkanı İbrahim Ömer Gönül hakkında soruşturma izni verdi.

Erdoğan: Haksız kazanç sağlamış kim varsa bedelini mutlaka ödeyecek

Türkiye Sigorta Genel Müdürü Taha Çakmak istifa etti

Fon tasfiyesine ilişkin kanun teklifi komisyondan geçti

İstanbul başsavcılığı: Fon soruşturmasında 109 şüpheli hakkındaki tedbirler devam ediyor

Yılmaz: Ana parasını alanlar fon kanunundan yararlanamayacak