Fon mağdurları paralarını ne zaman ve ne ne kadarını geri alabileceklerini bilmiyor. Özellikle tüm birikimini fona yatıranlar zor günler geçirdiğini söylüyor.

Bunlardan ikisi DW Türkçe’den Sinem Nazlı Demir’e konuştu.
‘Kendimle birlikte sülalemi de batırdım’
Bu mağdurlardan biri de 25 yaşındaki yazılımcı Berkay U. Ekim 2025’te küçük bir tutarla yatırım yapmaya başladığını belirten Berkay, düzenli kazanç elde ettikçe sisteme duyduğu güvenin arttığını ve ardından daha büyük meblağlar yatırdığını söylüyor. İlk yatırımını Tera Portföy’ün TLY kodlu fonuna yaptığını anlatan Berkay, zamanla yakınlarını da yatırım yapmaya yönlendirdiğini anlatıyor:
“Kıyıda köşede birikimi olan insanlar bu paralarıyla ne yapacaklarını sorduklarında onları da fon sistemine yönlendirdim. Sülalemi ve eşimi dostumu da bu sistemin içine soktum. Sonra sekiz kişi olduk ve toplam 10 milyon TL yatırım yaptık.”
Bir gün sistemin çökeceğini düşünmediğini söyleyen Berkay, içeride kalan paralarını geri alamadıklarını belirtti:
“Devlet paramıza el koydu. Kendimle birlikte sülalemi de batırdım. Yatırım yapmak için kredi de çektim. Fon sisteminden gelen pasif gelirim olduğu için iş aramadım. Şimdi işsizim.
Bir kredi kartının borcunu başka bir kredi kartıyla ödemeye çalışıyorum. 900 bin lira param içeride kaldı. Ben sistemin bana getirdiği paraya güvenerek çalışmıyordum ama şimdi işsizim. Nakit param kalmadığı için kredi kartlarımın borcunu ödeyemiyorum. Şimdi iş arıyorum.
Fon sistemine benim yüzümden giren aile üyelerim de ben de ana paramızı alamadık. Hâlâ paramızın yatmasını bekliyoruz. Çevremi bu sisteme soktuğum için ayrıca üzgünüm. Bir şekilde bu süreci atlatacağımızı düşünüyorum.”
‘Hiçbir siyasetçi yargılanmadı’
Parasını geri alamayanlardan biri de iş hayatı boyunca biriktirdiği tüm parasıyla birkaç ay önce fon sistemine giriş yapan 40 yaşındaki yazılımcı B.O. Piyasadaki hareketlerden rahatsız olarak 17 Eylül’de satış emri verdiğini fakat 14 milyon lirayı aşan parasının fonda kaldığını belirten B.O.’nun itirazı, satış kararı vermesine rağmen parasına erişememesi:
“Olan içeride parası olan milyonlarca vatandaşa oldu. Fon krizinde yargılanması gereken hiçbir siyasetçi yargılanmadı. İktidar kendi bakanının yaptığını itiraf etmiyor. Ama içeri bilgi sızdırılıyor ve bazı insanlar krizden önce paralarını sistemden çekebiliyor. Bunu nasıl yapabiliyorlar?”
B.O., tasfiye sonunda yapılacak ödemenin beklentisinin altında kalma ihtimalinden endişe ettiğini, kamu kurumlarına duyduğu güvenin giderek azaldığını söyledi. Hala ana parasının yatmasını bekleyen B.O., yatırımlarından gelen paranın bir anda kesildiğini artık yatırım yapamadığını, nakit para akışı olmadığı için geleceğinin ciddi biçimde etkilendiğini anlattı:
“Büyük bir belirsizlik içindeyim. Paramın bana geri yatırılmasını talep ediyorum, şu an başka bir yatırım yapacak durumda değilim. O süreç bitti artık. Devlet bana ‘Riski bilerek girdin’ diyor. Böyle bir riski kim bilebilir? Biz kumar mı oynadık? Devletten başka güvenecek kim kalıyor?”
Fon soruşturması
Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) 17 Eylül’de yedi portföy yönetim şirketine ait 131 yatırım fonu için tasfiye kararı aldı. Fonların bazıları temerrüde (borcu ödeyememe durumu) düştü.
Alım-satıma kapatılan fonlar, TERA, PUSULA, HEDEF, ATLAS, A1, PARDUS ve BULLS PORTFÖY şirketlerine ait. İş Bankası ve Ziraat Bankası’nın yürüteceği tasfiye süreci altı ay sürecek.
İstanbul başsavcılığının soruşturmasında şirket ve portföy yöneticileri, eski Merkez Bankası başkan yardımcısı dahil 85 kişi tutuklu.
26 Eylül’de eski aile bakanı ve AKP genel başkan yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya’nın bir fon üzerinden 21 kat, eşinin sekiz kat kar ettiği, çiftin ay başında toplam 2 milyar 170 milyon lira çektiği öne sürüldü. Kaya suçlamaları yanıtsız bırakıp görevlerinden istifa etmekle yetindi. 29 Eylül’de İstanbul başsavcılığı, Kaya ve eşi İlyas Kaya’nın mal varlıklarının dondurulmasına ilişkin ilgili tüm kurumlara müzekkere yazdı.
6 Ekim’de Anadolu Ajansı’nın (AA) haberine göre Sayan Kaya ve eşi İlyas Kaya, fon kazancının iadesi için başvurdu. İstanbul başsavcılığı, iadeye izin verilmesi için bankalara yazı yazdı.
Fon soruşturmasında adı geçen Adil Katılım Bankası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Emre Ballı’ysa 6 Ekim’de aracında ölü bulundu. Balcı ve AKP’li Hayati Yazıcı’nın oğlu Mustafa Yazıcı dahil 30 kişinin mal varlığına 30 Eylül’de tedbir kararı getirildi, daha sonra bu karar 1 Ekim’de kaldırıldı.
7 Ekim’de AKP Grup Başkanı Abdullah Güler soruşturma için Meclis’te komisyon kurulmasını gereksiz bulduğunu duyurdu: “Fon soruşturmasına ilişkin TBMM’de araştırma komisyonu kurulmasına şimdilik gerek yok, yargı çalışıyor.”
8 Ekim’de Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 43 bin fon katılımcısının parasının bankalara transfer edildiğini, 9 Ekim’deyse Adalet Bakanı Akın Gürlek 187 milyar liralık haksız fon kazancı tespit edildiğini açıkladı.
13 Ekim’de Cumhurbaşkanlığı’na bağlı İletişim Başkanlığı A1, Bulls ve Pardus şirketlerinin geriye kalan 49 fonu kapsamında, toplam 34,1 milyar liranın tasfiye sürecinin bu hafta sonuna kadar tamamlanacağını bildirdi.
14 Ekim’deyse Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, İstanbul Başsavcılığının talebi üzerine yapılan ön inceleme sonucu, eski SPK başkanı İbrahim Ömer Gönül hakkında soruşturma izni verdi.