Sövüp saydıkları monşerlerden kalmadığı için kimsecikler kantarın topuzunu kaçırdığını söyleyemiyor RTE’ye.
Yanındaki; o kükreyişe hayran, hatta gaza getirip “padişahım çok yaşa” diye alkış tutan güruh, ilk dalgalanmada gemiyi terk edecek olanlar. Bana sorarsanız RTE de bunun farkında. Gün saymaya devam ediyor… Açıkhava mahpushanesine dönmüş ülkenin demir parmaklıklarına son kilidi vurmak için hazır bekliyor. 16 Nisan telaşı bundan…
RTE’nin: “Ey Avrupa böyle davranmaya devam ederseniz artık dünyada kimse rahat sokağa çıkamaz!” demesinden birkaç saat sonra Londra saldırısının gerçekleşmesi talihsiz bir tesadüf kuşkusuz, lâkin bunu elâleme anlatmak bu saatten sonra imkânsızdır.
Bunu gayet iyi bilen ve kaderini RTE ile ortaklaştıran çıkar çevrelerinin şimdiden kara kara düşünmeye başladığını duyuyoruz.