İsrail dediğimiz parazitin zararları saymakla bitmez ama bir de yararlı olduğu yerler var. Ankara ve Bakü birbirlerine girince İsrail ciddi bir ifşa malzemesine dönüştü.
Türkiye’deki siyasal İslamcıların aniden Azerbaycan-İsrail ilişkilerini keşfetmelerine (!) karşılık Bakü yönetiminin kontrolündeki medya Akepe iktidarının kırıklarla dolu İsrail karnesini ortaya döküverdi.
Devlet ajansı APA 6 Ekim günü Türkiye ile İsrail arasındaki ticaretin sürdüğünü somut verilerle ortaya koyan bir haber yayınladı. Türkiye ve İsrail arasındaki ticari gemi trafiğinin isim isim listelendiği haber birkaç saat içerisinde buharlaştı ama fitil ateşlenmiş oldu.
Nasrettin Hoca’nın fıkrası gibi “sen de haklısın, sen de” diyebileceğimiz bir noktadayız. Azerbaycan’ın İsrail’le ilişkileri insanlığa karşı suç niteliğinde. Yalnız Bakü, bu konuda en ufak bir gizleme çabası göstermiyor. Suçunu gün ışığında işliyor.
İsrail Cumhurbaşkanı Herzog’un Bakü’de düzenlenen Asya’da İşbirliği ve Güven Arttırıcı Önlemler Konferansı’na katılımı krize bir katman daha ekledi. Herzog, Azerbaycan Hava Yolları’na ait bir ticari yolcu uçağıyla Türkiye hava sahasını kullanarak Bakü’ye gitti.
Türkiye İsrail devlet uçaklarına üst uçuş yasağı uyguluyor ama Tel Aviv bağlantılı yolcu uçaklarının geçişine izin veriyor. Ayrıca üst uçuş yapan sivil uçakların yolcu listesi vermesi gibi bir zorunluluk da bulunmuyor.
Sonuçta Bakü, Ankara’nın gözünün içine baka baka “sıkıysa…” demiş oldu.