Biliyorsunuz geçen haftalarda Beşir Atalay ve yanına aldığı bir grup gazeteci, Washington’da AKP’nin politikalarını anlatmayı denedi. Öncelikle Atalay ve beraberindekilerin Washington ziyareti AKP medyasında anlatıldığı gibi başarılı geçmedi.
Hükümete yakın SETA’da yapılan toplantıdan başlayalım. Toplantıya katılan Amerikalı dinleyici sayısının oldukça düşük olduğunu, geldikleri kurumlardaki temsil derecesinin de özellikle düşük tutulduğunu öğrendim. SETA’da yapılan konuşmayı Amerikan kurumları adına izlemeye gelenlerin 20’yi geçmediğini öğrendim örneğin. Normalde bir başbakan yardımcısının geldiği toplantıda çoğunluğun Amerikalı izleyici olması beklenir. Ancak SETA toplantısında böyle olmamış, 120 kişilik salonda Amerikalı izleyicilerin sayısının 25’i geçmediği söyleniyor. O toplantı bir nevi Türkün Türk’e propagandası olmuş anlayacağınız.
Daha ilginç bilgi Amerikan Kongresi temsilcilerinin Beşir Atalay ve ekibine tavır koyması. STEA Beşir Atalay’ın onuruna bir kahvaltı programı düzenlemiş. Toplantı için Kongre üyeleri ve çalışanlarından yüzden fazla kişiye davetiye gönderilmiş. Ancak Kongre içinden, kahvaltı davetine katılmama kararı alınmış ve kahvaltıya gidilmemiş. Kongre’deki kaynağım bunun nedeninin “Beşir Atalay’ın, Erdoğan’ın Faiz Lobisi’nden kastının Yahudi Lobisi olduğunu söylemesi. Atalay Washington’da o söylediklerini inkâr etse de kahvaltıya katılmamak o anti-Semitik açıklamaya gösterilen bir tavırdı” dedi.
Heyetin ABD kurumlarına yaptığı ziyarette görüştüğü memurların seviyesinin özellikle düşük tutulduğu belirtiliyor. Yani bizim başbakan yardımcımızın heyeti gidip dengiyle bir görüşme bile yapamamış, Amerikan’ın düşük seviyeli memurlarıyla görüşebilmişler.
Şimdi Obama’nın Soma taziyesi için neden eski dostu Erdoğan’ı değil de Abdullah Gül’ü aradığı daha net anlaşılıyor.