Emniyette çıplak aramaya maruz kaldığını anlatan tutuklu Medya A.Ş. Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker’e yalanlama geldi.

‘Mevzuata aykırı herhangi bir uygulama yok’
Açıklama özetle şöyle:
* İstanbul Emniyet Müdürlüğü bünyesinde gerçekleştirilen tüm yakalama, gözaltı, üst arama ve adli işlem süreçleri, anayasa, ilgili mevzuat hükümleri, insan hakları ilkeleri ve yargı denetimine açık usuller çerçevesinde yürütülmektedir. Gözaltına alınan şahısların temel hak ve özgürlüklerinin korunmasına azami hassasiyet gösterilmekte, tüm işlemler hukuki mevzuat doğrultusunda yerine getirilmektedir.
* Bahse konu olayda da şahsın gözaltı süreci boyunca gerçekleştirilen işlemlerde mevzuata aykırı herhangi bir uygulama söz konusu olmamış ve iddialar gerçeği yansıtmamaktadır.
Fatoş Pınar Türker ne demişti?
Türker, İBB davasının dünkü (9 Haziran) duruşmasında Vatan Emniyet’te çıplak aramaya maruz kaldığını ve çocuklarıyla tehdit edildiğini öne sürmüştü.
Türker, tutuklandıktan sonra ifadeye çağrıldığını belirtip savcıyla görüşmesini de şöyle aktarmıştı:
“Savcı dedi ki: ‘Ya Fatoş, şimdi anlarsın.’ Böyle karşımda durdu. ‘Ben sana ne dedim?’ dedi. ‘Ben sana ne dedim?’ ‘Ben senin ne olduğunu biliyorum ama bu adamların sana kumpas kuracağını söylemedim mi? Niye konuşmadın sen?’ dedi. ‘Verecektin ifadeni, gidecektin’ dedi. Ben de dedim ki: ‘Sayın Savcım, ben bildiğim her şeyi anlattım.’ ‘Bak şimdi’ dedi. ‘Sen git, eşyalarını topla. Ben sana Çağlayan’dan araba göndereceğim. Geleceksin burada bana ifadeni vereceksin. Buradan da çocuklarına gidersin.’ Ben de dedim ki: ‘Savcım, yeniden ifade veririm. Vermemi istiyorsanız veririm. Bir avukatıma sorayım.’ Şimdi karşındaki savcı. ‘Yok efendim’ diyecek hâlim yok. Ben de bilmiyorum hakikaten. İlk kez tutuklanmışız.
‘Tamam’ dedim. ‘Ben avukatıma bir danışayım.’ Böyle yaptı. ‘Hâlâ avukat diyorsun bana’ dedi. ‘Sen bu kafayla çocuklarını asla göremeyeceksin’ dedi. ‘Sen bekârsın değil mi?’ dedi. ‘Evet.’ ‘Velayetleri de sende?’ ‘Evet.’ ‘Senin çocukların reşit de değil mi?’ ‘Değil’ dedim. ‘E, artık sosyal hizmetler alır senin çocuklarını’ dedi. Bir anneye böyle denilir mi? Çocuklarımla tehdit ettiler.
Sonra dedi ki: ‘Sen bakıyordun değil mi?’ ‘Evet.’ ‘Bak’ dedi, ‘mal varlığına tedbir için karar var benim elimde.’ ‘Ama ben’ dedi, ‘28 mahkeme gününe saygı için ne kadarsa süre, o kadar bekletiyorum’. ‘Savcım, bunu…’ dedim. ‘Ve o gün tebliğ edilir’ dedi. ‘Ya bana gelir konuşursun ya da…’ ”