Eminönü'nde ortak ses: Nakba bitecek, Filistin halkı geri dönecek

MESUDE DEMİR

Filistin İçin Uluslararası Boykot, Yatırımların Geri Çekilmesi ve Yaptırımlar Hareketi’nin (BDS) Nakba Eylem Hareketiyle birlikte düzenlediği ‘Nakba Sürüyor’ yürüyüşünde İsrail’le tüm ilişkilerin kesilmesi istendi.

Fotoğraflar: Diken.

Nakba’nın 76’ncı yıl dönümü nedeniyle düzenlenen yürüyüş Eminönü’ndeki Büyük Postane önünde başladı.

İsrail’in 20’inci yüzyıl başlarından itibaren Filistin’de işlediği ihlal ve katliamlar, 15 Mayıs 1948’de Filistin toprakları üzerinde işgal devletinin kuruluşunu ilan etmesiyle daha da şiddetli bir hal almıştı. Hakları, toprakları, vatanları, canları, malları gasp edilen Filistinliler o tarihten beri bu güne büyük felaket anlamına gelen ‘el-Nakba’ diyorlar.

Yaklaşık 50 sivil toplum örgütünün destek verdiği yürüyüşte, sosyalistle ile dindarlar aynı saflarda, aynı sloganları haykırdı: “Nehirden denize Özgür Filistin”, “Siyonizm yenilecek, direnen Filistin kazanacak”, “Nakba bitecek, Filistin halkı geri dönecek”, “Yıkılsın Siyonist İsrail devleti”, “Filistin’e özgürlük, İsrail’e boykot”, “Gemilere engelle, ticareti kes”, “Yaşasın küresel intifada”, “NATO’dan çıkılsın, Kürecik üssü kapatılsın”.

‘İsraille tüm ilişkiler suç ortaklığı’

Geniş güvenlik önlemlerinin alındığı yürüyüş Eminönü Meydanı’na kadar sürdü. Burada Nakba Eylem Komitesi adına basın açıklamasını Nihle Kalem okudu.

Filistin halkına ve toprağına on yıllardır aralıksız süren saldırının bu günlerde tüm dünyanın gözü önünde toptan bir imhaya, soykırım saldırısına dönüştüğünü söyleyen Kalem, şöyle devam etti:

“16 yıldır abluka altında yaşayan Gazze’deki Filistinliler, 7 Ekim’den sonra tam bir kuşatma altında hayatta kalmaya çalışıyor. Savaş suçu niteliği taşıyan onlarca saldırının yanında temel ihtiyaç maddelerinin Gazze’ye girişi engellenerek, tarım alanları yok edilerek Filistin halkının iradesi açlıkla kırılmak isteniyor. İşgal devletinin bu soykırım saldırısıyla Gazze’nin, üzerinde hiçbir Filistinlinin kalmadığı devasa bir mezarlığa dönüşmesi amaçlanıyor.”

Kalem İsrail’le tüm ilişkiler suç ortaklığı olduğunu ve tamamen kesilmesi gerektiğini söyledi: 

“İçinde yaşadığımız Türkiye’nin resmi makamları, kurulduğunu ilan ettiği andan itibaren işgal devletiyle yoğun ilişkiler geliştirdi. Bu ilişkiler, 90’lı yıllarda imzalanan askeri anlaşmalar ve serbest ticaret anlaşmalarıyla ivme kazandı. 2023’e geldiğimizde yapılan ticaretin hacmi 10 milyar dolara dayandı. 7 Ekim’den sonra başlayan Filistin’deki soykırım sürecinde, işgal devletinin savaş makinesini işler durumda tutacak her türlü lojistik kaynak Türkiye üzerinden akıtılmaya devam ederek soykırımda utanç verici bir rol oynandı.

Hükümetin ‘normalleşme’ anlaşmasını derhal feshetmesini ve diplomatik ilişkiyi tamamen kesmesini istediklerini belirten Kalem, İsrail ile sürdürülen her türden ilişkinin, Filistin halkının Nakbasının sürmesine yol açtığını söyledi.