Emin Çölaşan: Türkiye'ye gelen ve sayıları bilinmeyen kalabalık sadece 'Müslümanlardan' oluşuyor

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Milyonlarca sığınmacıyı buyur ettik.

“Milyonlarca” diyorum çünkü bunların sayısını vatandaşlar olarak ne biz biliyoruz, ne de devlet…

Bu konuda her kafadan bir ses çıkıyor.

Sadece Suriyeli sığınmacı sayısının beş milyon dolaylarında olduğu tahmin ediliyor.

Sadece Suriyeliler değil, öteki Müslüman ülkelerin çoğu da bize geldi.

Afgan, Pakistanlı, Bangladeşli, Iraklı vesaire.

Bu tabloya Afrika’dan gelenleri de ekleyin…

Ve bir şeye daha çok dikkat edin.

Ülkesinden kaçıp Türkiye’ye çeşitli amaçlarla gelenlerin amacı başka…

Zira bizim Tayyipgiller iktidarı onların pek çok harcamasını da bizim ceplerimizden karşılıyor.

Pek çoğu bir sığınmacı kartı taşıyor. Örneğin hastaneye gidince cebinden bir kuruş bile ödemiyor.

Türkiye’ye gelen ve sayıları bilinmeyen kalabalık sadece ve sadece ‘Müslümanlardan’ oluşuyor. 

Örneğin bugüne kadar şöyle bir habere hiç rastlamadık:

“Ülkesindeki işsizlikten kaçan iki Alman vatandaşı dün Türkiye’ye sığındı. Alman vatandaşları kendi ülkelerinde üzerlerinde kurulmak istenen baskılardan yakındı. ‘Türkiye’de hem iş bulmayı, hem de özgürlüğün tadını çıkarmayı istiyoruz’ dediler.”

Bir yönetim düşünün ki, bugüne kadar kaç sığınmacının geldiğini bilmiyor! 

Pek çok ilimizde ve beldemizde nüfus açısından çoğunluğu ele geçirdiler ya da bu sınıra çok yaklaştılar.

Şimdilik çoğunlukla perakende çalışıyorlar.

Ama bu işin şakası yok yani…

Örgütlenmeyi öğrendikleri anda pek çok belediye ellerine geçecek, dahası özellikle çeşitli güney illerimizde milletvekilleri çıkarmayı başaracaklar.  

O zaman ayıkla pirincin taşını! Tehlike çanları çoktan çalmaya başladı da duyan yok.

Emin Çölaşan’ın yazısı