Eğitim Sen: MEB'in toplumsal cinsiyet politikalarını hedef alan politikaları kabul edilmeyecek

Eğitim Sen, Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) “Müfredat dışında bir konunun ders içeriği olarak okutulması mümkün değildir” açıklamasına tepki gösterdi.

Fotoğraflar: Eğitim Sen ve MEB.

Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) okullarda toplumsal cinsiyet eşitsizliğine dikkat çekmek için ‘Toplumsal Cinsiyet eşitliği’ dersi yapacağını duyurmuştu.

MEB’in dersin yapılamayacağına ilişkin şu açıklamayı yaptı:

* Eğitim öğretim kurumlarımızda, ilgili mevzuatımızla çerçevesi belirlenerek Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığımızca onaylanan müfredat dışında herhangi bir konunun ders içeriği olarak belirlenmesi veya okutulması mümkün değildir

* Ulusal ve uluslararası normlarda sendikal hakların kullanımı, kamu hizmetlerini keyfi biçimde yürütmek anlamına gelmemektedir. 

* Sendikal hürriyet iddiasıyla yürütülen ötekileştirici, ayrıştırıcı, kamplaştırıcı ve illegal faaliyetlerin ‘sendikal özgürlük’ kavramını dejenere ettiği ve özüne zarar verdiği de açıktır.

*  Tüm bu açıklamalar ışığında, sendikal özgürlüklerin kullanıldığı iddiasıyla Anayasa’ya, yasalara ve toplumsal değerlere aykırı davranışlarda bulunarak sendikal faaliyetlerin özüne zarar veren kişi ve kurumların eylem ve açıklamalarına asla müsamaha gösterilmeyecek, gerekli adli ve idari süreçler yürütülecektir.

Eğitim Sen yanıt verdi

Eğitim Sen, bakanlığa X’te şöyle yanıt verdi:

* Bir süredir kimi sendikaların, dinci, gerici derneklerin, tarikatların ve cemaatlerin hedefine oturtulmaya çalışılan toplumsal cinsiyet eşitliği mücadelemizden de kadını kamusal alandan çıkarma çabalarına karşın ‘kadın mücadelesi’ demekten de asla vazgeçmeyeceğiz. MEB, sendikamızın 10 Mart günü toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda ders yapılması ile ilgili kararına karşı çarpıtmalarla dolu ve suçlayıcı ifadeler kullanarak kamuoyuna dönük bir açıklama yayınlamıştır.

* Eğitim Sen olarak toplumsal cinsiyet eşitliğini, yalnızca akademik bir kavram olarak değil, uluslararası insan hakları sözleşmeleri ve demokratik eğitim anlayışının ayrılmaz bir parçası olarak gördüğümüzü belirtmek isteriz. UNESCO, Avrupa Konseyi ve birçok uluslararası eğitim kurumu, eğitimde toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanmasını temel bir gereklilik olarak kabul etmektedir.

* Ancak MEB, bugünkü açıklaması ile toplumsal cinsiyet eşitliğini ‘zararlı’ veya ‘tehdit’ olarak göstermeye çalışarak, bilimsel bilgiye dayanmayan bir yaklaşım sergilemektedir. MEB’in, Eğitim Sen’in önerdiği toplumsal cinsiyet eşitliği derslerine karşı geliştirdiği tehdit ve çarpıtma dolu ifadeler, kadın-erkek eşitliğini hedef alan ve geleneksel cinsiyet rollerini mutlaklaştıran bir bakış açısına dayanmaktadır. Öyle ki yandaş sendikalarıyla, ittifak içerisinde oldukları dini tarikat ve cemaatlerle önce çocuklarımız, sonrasında da toplumsal yaşamın her alanı gericileştirme politikalarının hedefindedir.

* Eğitim Sen, her koşulda bilimsel, laik ve demokratik eğitimi savunmaya devam edecektir. MEB’in suçlayıcı dili ve toplumsal cinsiyet eşitliğini hedef alan politikaları, toplum tarafından asla kabul edilmeyecektir.

Eğitim-Sen’in açtığı dava sonuçlandı: Vakıf üniversitelerinde çalışanlar da üye olabilecek

İstanbul’da 8 Mart bilançosu: En az 70 gözaltı

Verilerle Türkiye’de 8 Mart Kadınlar Günü: Eşitlik sadece ‘lafta’

CHP, MEB ile Ülkü Ocakları arasındaki protokolün iptal için dava açtı