'Dünyanın en yaşlısı' denen ağacın gerçek yaşını ortaya çıkaranlara 20 ay hapis

AYŞEGÜL KASAP

aysegulkasap@diken.com.tr

@aysegul_kasap

Türkiye’nin ve dünyanın en yaşlı ağacı’ olarak tanıtılan porsuk ağacının gerçek yaşını ortaya çıkarmak için çalışma yürüten orman mühendislerine 20 ay hapis cezası verildi.

Cezanın gerekçesiyse yaş belirlemek için kullanılan karot alma yöntemi.

Mahkeme, karot alınmasını ağaca zarar vermek olarak değerlendirdi. Ancak bilim insanları hazırladıkları raporda ağaca bir zarar verilmediğini ve yaş belirlenirken karot alınması gerektiğini vurguladı. Sadece bilim insanları değil jandarma da ağacı kontrol ederek zarar verilmediği doğrultusunda tutanak tuttu.

Fotoğraf: Diken

2016 yılında Zonguldak Milli Parklar şube müdürü ve Karadeniz Teknik Üniversitesi Orman Fakültesi’nden bir akademisyen, Alaplı ilçesinin Gümeli yaylasında dünyanın en yaşlı büyük ağacını bulduklarını kamuoyuna duyurmuşlardı. Ağacın 4 bin 112 yaşında olduğunu öne sürmüşlerdi.

Bunun üzerine orman mühendisleri Ahmet Demirtaş ve Salih Usta ağacın yaşının abartılmış olabileceğini düşünerek bölgeye inceleme yapmak için gitmişlerdi.

İki mühendis de 20 yıldır Kırsal Çevre Ormancılık Sorunları Araştırma Derneği çatısı altında anıt ağaçlarla ilgileniyor. Birçok anıt ağacının tespit edilmesini de sağlamışlar.

Ağacın gerçek yaşı en fazla 2 bin

Demirtaş ağacın yaşını ölçmek için uyguladıkları işlemi şöyle anlattı: “Biz ağaçtan altın vuruşula karot aldık. Biyopsi alınır gibi karot alınarak ağaçların yaşı belirleniyor. Ayakta olan canlı ağaçların yaşı bu yöntemle ölçülüyor. Bu bilimsel yöntemden başka bir yol yok.  Karotu aldık ve biz orada çıplak gözle saydığımızda ağacın yaşı 1950 ile 2 bin arasında olabilir dedik. Çünkü ağacın gövdesinin içi boş, kovuktu. Tam yaş tespiti yapabilmek olanaklı değil bu tür ağaçlarda. Karşı taraf da 4 bin 122 bir sayı koymuş ortaya. Böyle bir şey olması asla mümkün değil. İçi kovuk ağaçlarda böyle bir sayı elde edilemez.”

İstanbul Üniversitesi de doğruladı

Çıplak gözle yapılan tespitten sonra ağaçtan alınan karot daha sonra İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi’ne gönderildi. Laboratuvarda da gerçek sayımı yapıldı. Buradan çıkan sonuç Demirtaş ve Usta’nın çıplak gözle tespit ettiği yaşla örtüştü. İstanbul Üniversitesi ağacın yaşını 1980-2 bin olarak belirledi.

Daha sonra Orman ve Av dergisinde orman fakültesi hocalarıyla birlikte bir makale yayımlandı.

Demirtaş şöyle devam etti: “Salih Usta arkadaşımız kendi sayfasından bu bilgileri paylaşınca Zonguldak Milli Parklar Şube Müdürlüğü bizim hakkımızda suç duyurusunda bulunmuş. Sonradan savcılık araştırmayı yaptı ve dava açtılar.”

Dava 2863 sayılı yasaya göre kültür varlığı olan anıt ağaca fiziki müdahale olarak açıldı.

‘Ağaca zarar verilmedi’

Demirtaş bunun mümkün olmadığını şu ifadelerle anlattı: “Birincisi, bu ağaçtan karot aldığımızda biz daha anıt ağaç değildi. Biz aldıktan altı ay sonra anıt ağaç olarak tespit edildi bu ağaç. Ama bunlar ilk haber olarak ‘4 bin 112 yaşında anıt ağaç bulduk’ dediler. Yani anıt ağaç değilken adını koymuş oldular. İkincisi anıt ağaç olmadığı için o ağacın sorumluluğu Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nda değildi. Orman Genel Müdürlüğü’nün sorumluğundaydı. Üçüncüsü ağaçlardan karot alarak yaş belirlemesi yapıldığında ağaçlara zarar verilmediğini, zararlı olmadığına ilişkin İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi’nden Prof. Dr. Ünal Akkemik hocanın da raporu var. Mahkemeye sunuldu bu. Bizim ağaçlara hele hele anıt ağaçlara zarar vermek gibi düşüncemiz olamaz.”

Jandarma raporu da ağaca zarar verilmediğini doğruladı: “Mahkemede bu bilgileri verdik. Biz ağaçtan karot aldıktan sonra savcılık rapor hazırlayın diyor. Jandarma ağacın üzerinde herhangi bir yaralanma bulgu bulamadı ve bunu da raporladı.”

Ama bu tüm bunlara rağmen mahkeme iki mühendis için ilk önce 24 ay hapis cezası verdi. Daha sonra iyi halden dört ay düşürerek cezayı 20 aya çekti.

Mahkemenin kararından sonra Usta ve Demirtaş istinafa başvurdu ve sonucu bekliyor.

‘Yalan balonunu patlattık’

Demirtaş gerçeği ortaya çıkardıkları için bunların başına geldiğini söyledi: “Düşünün ki Türkiye’nin ve dünyanın en yaşlı porsuk ağacını bulduk diyorlar ki bu gerçek dışı bir şey.”

“Bu abartmanın altında yatan şey sizce ne olabilir” diye sorduğumuzda Demirtaş şu yanıtı verdi: “AKP iktidarı genelde bunu yapıyor biliyorsunuz. Dünyada en büyük orman ağaçlandırmasını biz yapıyoruz dünyada üçüncüyüz. ‘2 milyon hektar orman ağaçlandırma yaptık’ diye haberler çok çıktı biliyorsunuz. ‘Dünyanın en büyük  havaalanını dünyanın en uzun köprüsünü yapıyoruz’ gibi ‘en’li tanımlamaları çok seviyorlar. Muhtemel ki bu bürokratlarda iktidara yaranmak için böyle bir yolu seçmişler. Bizde bu yalan balonunu patlatmış olduk.”

Demirtaş şöyle devam etti: “Ben 1974 yılında orman fakültesinden mezun oldum. O yıldan bu ayana ormanların ağaçların korunması için mücadelesiyle ömrümüz geçmiş. Bir ağaca zarar vermemizin mümkün olmadığını onlar da biliyorlar.”

‘Yalanlarını ortaya çıkaranlara savaş açıyorlar’

Usta’ya göre yaşananlar günümüzdeki siyasi atmosferin yansıması: “Şimdiki siyasal iktidar sürekli yalan söyleme, yalanları destekleme gibi bir alışkanlığı var. Şurada doğalgaz bulduk, Covid-19 vakası bu kadar diyorlar. Ve bunların hepsi de yanıltmaca. Bu ağacı da sanki binlerce yüzyıldır kimse bulamadı da bunların zamanında bulundu gibi bir algı yaratmak istiyorlar. Bu yalan da ortaya çıkınca, ortaya çıkaranları da cezalandırmaya çalışıyorlar. Daha önce de biliyorsunuz TÜİK, ENAG’a dava açtı. Ona benzer bir olay. Kendi yalanlarını ortaya çıkaranlara bir savaş açmışlar. Olayın özü bu.”

Ağacın sağlıklı olduğu tespit edildi

Usta, suç duyurusunun dikkate alınmayacağını düşündüklerini aktardı: “Sonra dava açıldı. Dava düşer beraat ederiz diye düşündük. Jandarma ağaçta zarar yok diye tutanak tuttu. Keşfe gittik hakim de geldi ağaç çok sağlıklıydı, tespit ettirdik. Her şey bizim lehimize ama hakim de taraflı artık.

‘Hukuk işlemiyor’

Şöyle devam etti: “Bize ceza verdikleri madde tabiat varlıklarını koruma yasası var. O yasada fiziksel müdahale diye bir tanım var. Aynı yasanın başka bir maddesinde fiziksel müdahalenin açılımı var. Ağır inşa faaliyetleri deniyor. Yani yol yapmak, sondaj yapmak, ağacı kesmek yıkmak vb… Bizim yaptığımızın bununla zerre kadar alakası yok. Ama hakim o maddeden cezayı verdi. İktidarın yalanlarını ortaya çıkaranların cezalandırma niyetleri var hukuk falan işlemiyor.”

‘Maden ocağı açsalar ağacı ilk onlar keser’

Cezaya anlam veremediklerini belirtti Usta: “Yıllardır bu işleri yapıyoruz. 2016’da çalıştay yaptım, yayınlarımız var dernek olarak. Dernek olarak HES’lere karşı madenlere karşı halkın yanında yer alıyoruz.”

Türkiye genelinde birçok bölgede maden ve HES inşası sırasında ağaçlar katlediliyor. Ancak ilgili maddenin onlar için uygulanmadığını hatırlatınca Usta şunu söyledi: “Karot aldığımız için bizim hakkımızda suç duyurusunda bulunanlar, burada mermer ocağı açılacak dendiğinde o ağacı kendileri keserler. Böyle insanlar bunlar. Yakından tanıyoruz.”