Didem Eryar Ünlü: Yapay zeka hızla bir 'olsa iyi olur' durumundan, 'olmazsa olmaz'a geçiyor

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Araştırmaya göre, dünya genelindeki yapay zeka karar vericilerinin sadece yüzde 17’si ilk yapay zeka planlarını tam olarak uygulamış durumda. Ancak, yapay zekanın prototip, lansman veya ölçeklendirme aşamalarında olan kullanıcıların yüzde 90’ından fazlası beklenmedik yeni kullanım alanları keşfettiklerini belirtiyor. Araştırma ayrıca, yapay zekanın endüstriyel uygulamaları konusunda güçlü bir inanç olduğunu ortaya koyuyor.

Günümüzde endüstriyel yapay zekâ ve otonomiye yapılan en önemli yatırımlardan biri insanlardır. Türk üniversiteleri ve teknoloji merkezleri, yapay zekânın potansiyelini kullanmaya hazır yetenekli bir işgücü yetiştiriyor. Yapay zekâ hızla bir ‘olsa iyi olur’ durumundan, ‘olmazsa olmaz’ durumuna geçiyor.

Daha mutlu, daha üretken ve istikrarlı bir işgücü, gelir sağlar ve yapay zekâyı sadece bir maliyet azaltıcı değil, aynı zamanda kritik bir fayda haline getirir. Ayrıca, yapay zekâ, gelişmiş eğitim araçları sağlayarak ve insan yeteneklerini artırarak işgücümüzdeki beceri boşluğunu kapatmaya yardımcı olabilir, çalışanlarımızın yarının işleri için daha donanımlı olmasını sağlar.

Liderler, veriyi, tasarımı ve insanları önceliklendirerek, bir sonraki adımların kuruluşları için ne anlama geldiğine odaklanmalıdır. Türk işletmeleri için bu, küresel sahnede rekabetçi kalmak adına yapay zekâdan yararlanmak anlamına gelir.

Önümüzdeki yolculuğa kucak açmak, işletmelerimizde yapay zekânın tam potansiyelini ortaya çıkartacaktır. Birlikte, Türkiye’nin küresel yapay zekâ devrimine sadece ayak uydurmakla kalmayıp, aynı zamanda liderlik etmesini sağlayabiliriz.”

Didem Eryar Ünlü’nün yazısı