Dicle Anter: Bu ülkede kendinden başkasını kabul etmeyen Türk sorunu vardır 

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

warning
Okura not:

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Bahçeli “Kürt sorunu yoktur” diyor. Madem öyle, geçen hafta yaptığı açıklamasının anlamı da kalmıyor bu durumda. Esasında bu ülkede “kendinden başkasını kabul etmeyen Türk sorunu vardır” desek daha doğru olur. Bahçeli’ye nasıl güvenilir o da ayrı bir sorun. Ortağı ile birlikte algılarla oynayarak iktidarda nasıl kalınır onun çabası içindeler. Zaten anketlere bakıldığında bir daha ki seçimlerde kaybedeceklerini kendileri de biliyor. Bugüne kadar ki bütün iktidarları ayakta tutan en önemli neden Kürt kartı olmuştur. Bazı partiler çıkardıkları projelerle övünür ama hayata geçiremez, bir diğeri Kürtlerin kimliğini ve dilini yok sayar Kürtlerle savaşırlar, bazı kesimler barış olsun çağrısı yapar, ardından savaş yok ki barış olsun derler ve en sonunda Kürt sorunu yoktur diyerek karşımıza çıkarlar. Şimdiki bu çıkışta da samimiyet gözükmüyor, aksine teslimiyet dayatılıyor.

Ellerinden gelse bu yüzyılın soykırımını gerçekleştirecekler. Rojava ve Başur’da yaptığınız katliamlar dünya tarafından biliniyor. Gazze için dünyayı ayağa kaldıran T.C. meclisi ve medyası konu bombalanan Kürtler olduğunda sessiz kalarak Kürt sorununun barış ile değil savaş ile çözüleceğine onay vermiş oluyor. Bu iktidar şunu iyi bilmeli ki, Türkiye’de kartopu gibi büyüyen Kürt sorunu vardır ve samimi yaklaşımla çözüm beklemektedir. Abdullah Öcalan’ı meclise çağırmadan önce masaya yatıracağınız konuları açıklayın. Konu başlıkları Kürt kimliğinin ve dilinin anayasal güvence altına alınması, Kürt siyasetçilerinin serbest bırakılması ve Kürtçe eğitimin hayata geçirilmesi olmadığı müddetçe masada olmanın da bir anlamı olmaz.

Erdoğan 101. Cumhuriyet kutlamalarında açıklamalar yaptı. Bahçeli’nin açıklamalarına destek verdiğini ve bu yaklaşımın kadim devlet aklının binlerce yıldan süzülüp gelen irfanının gereği olduğunu belirtti. Ayrıca Erdoğan önemli bir noktaya daha değindi. “Cumhuriyetimizin sınırları içindeki her bir insanı adil ve eşit vatandaşlar kabul etme süreci biraz sancılı geçmiş olabilir ama nihayetinde bunu da başardığımızı düşünüyorum” dedi. Kusura bakmayın ama kadim devlet aklı bu sınırlar içindeki insanları halen eşit vatandaşlar olarak görmüyor. Günlük yaşananlara ve yaşattıklarınıza bir bakın. Sizlerin “U” dönüşlerinizden bizler bıktık.

Dicle Anter’in yazısı