ODTÜ, Boğaziçi, İTÜ, Hacettepe ve Bilkent gibi üniversitelerimizin başarılarıyla hep gurur duydum. Onların başarılarını bu sayfalara taşımaktan da hep zevk aldım.
Ancak üniversiteleri, dünyadaki akademik sıralamalarda yer almaktan ibaret görmüyorum.
Özgürlük ortamı, fikirlerin özgürce ifade edilmesi, öğrencilerin, akademisyenlerin üniversite yönetiminde, üniversiteyle ilgili karar alma mekanizmalarında yer alabilmesi gibi detaylar da üniversiteleri yukarı taşır.
Bakın görüyorsunuz, koca koca Amerikan Üniversiteleri, Harward, Columbia, Yale, İsrail’in katliamlarına karşı öğrenci ve akademisyenlerinin protesto eylemlerine müdahaleleri yüzünden yüzlerce yıllık prestijlerini sarstılar.
Bütün dünya bu köklü üniversitelerin katliama arka çıkmakla suçladılar.
Akıllarımızda artık o üniversitelerin dünya sıralamasındaki yeri değil, bahçelerindeki çadırlara polisin yaptığı müdahale var.