Deniz Göktaş, en sevdiği şakasını paylaştı

Komedyen Deniz Göktaş, 24 Haziran’da yayınladığı ‘Ölü Deniz‘ gösterisinden en sevdiği şakasını paylaştı.

Male stand-up comedian on a stage with a microphone, gesturing with four fingers in front of a red-curtain backdrop
Fotoğraf: YouTube / Deniz Göktaş

Göktaş, ‘Ölü Deniz’ adlı yeni gösterisiyle gündemde. Türkiye ve yurt dışında yüz binlerce insanın seyrettiği gösterinin videosu YouTube’da 24 Haziran akşamı yayınlandığından bu yana, yani yedi günde yaklaşık 7,2 milyon kez izlendi.

Gösteriden kesitlerin sosyal medyada paylaşılmasıyla Göktaş, özellikle iktidar yanlısı isimlerin ve medyanın hedefi haline geldi. Nitekim çok geçmeden gösterinin X paylaşımlarına erişim engeli getirildi. Ancak Göktaş aynı çevrelerin hedefinden inmiş değil. Dün (27 Haziran) İstanbul başsavcılığı komedyen hakkında ‘dini değerleri aşağılama’ gerekçesiyle soruşturma başlattı.

Göktaş bugün sosyal medyadan “En sevdiğim şakam, nedense pek paylaşılmadı” diyerek gösterisinden bir kesit paylaştı:

*Çoğunuzun babası kötüdür, Harbiye’de şifa aratacak kadar. Kıymetini bilin onun da bir tadı var. Çünkü benim babam iyi ve ben muhabbete çok giremiyorum. Ya benimki de hafif beni itekledi o yüzden kamburun falan, ne diyeceğimi bulamıyorum. Bu arada babam iyi derken Türkiye baba ortalamasına göre iyi. Öyle çizgi film kahramanı, kamu spotu bir şey düşünmeyin. Cinsiyetsiz tuvalet mücadelesinde şehit olmadı ya, öyle bir şey canlanmasın. İyi bir baba ama mesela trafikte birini öldürsem beni kurtarmaz. Recep Tayyip Erdoğan kadar iyi bir baba değil.

*İyi babanın da zararları var, ister inanın ister inanmayın. İyi babanın da dezavantajları var. Bir kere size fazla saygı duyuyorlar. Özellikle çocukken verdiğiniz kararlara 10 yaşındayken sıfır hayat tecrübesiyle verdiğiniz ömürlük kararlara gereksiz saygı duyuyorlar. Baba sen kaç yaşında adamsın ya, ne dinliyorsun 10 yaşındaki bebenin fikrini. Ne bilebiliyor olabilir ya. Gönder bütün belediye kurslarına gönder. Piyano, bağlama, yüzme. Hepsine şu an gitmek istemiyorum babacım dedim. Fikrime saygı duydular, çolak gibi kaldım, hiçbir yeteneğim yok.

*Çocukluk öyle bir dönem değil ki, ben o zaman verdiğim kararların hiçbirinin arkasında değilim şu an. Ve telafi etme şansım yok. Bana alışveriş poşeti bile taşıtmadılar, bileklerim ipince, düzelme şansı yok. Hatırlıyorum bir piknikte babam gelip ‘Mangal yakmayı öğrenmek ister misin’ diye sormuştu. Bunun bir çocuğa soru şeklinde gitmemesi gerekiyor. Ben de tabii ki hayır dedim, top oynamaya gittim. Hala mangal yakamıyorum. Ateşe yaklaşınca garip hareketler yapıyorum.

Bazı erkeklik jestlerinden mahrum kalıyorsunuz. Çünkü size ‘erkek gibi otur, hareketlerine dikkat et, erkek adam öyle yapar’ demedikleri için o erkeklik jestlerini sonradan kazanmak imkansız. Eksikliğini çok hissediyorum halbuki doğuştan gelen haklarım. Özellikle restorana gittiğimde yan masadaki adamlara özeniyorum. Bu ıslıkla garson çağıran adamlara. Postürümü düzeltip sesimi kalınlaştırıp garsona ‘Kardeşim, masayı bir siler misin’ diyorum. Siliyor ama öyle biri olmadığımı biliyor ya. Öyle biri olmadığımı bilerek siliyor. ‘Silelim tabii küçük beyin masasını’ gibi siliyor. Ben de böyle 23 Nisan’da bir günlüğüne erkek koltuğuna oturtulmuş gibi bekliyorum.

Komedyen Deniz Göktaş’a soruşturma: Gerekçe ‘dini değerleri aşağılama’

Deniz Göktaş’ın gösterisinden kesitlerin yer aldığı X paylaşımlarına erişim engeli

Gündem Deniz Göktaş: Yeni gösterisi bir günde 1,8 milyon izlendi