Fox Tv yayınına telefonla bağlanmasına izin çıkmayan HDP’nin tutuklu cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş, partisinin eş genel başkanları Sezai Temelli ve Pervin Buldan’ın katıldığı yayına yazılı cevaplar gönderdi.
PKK’nın silah bırakması gerektiğini söyleyen Demirtaş, “Bizim PKK ile organik, örgütsel bir ilişkimiz olsaydı, bunu korkmadan, saklamadan söyleyecek kadar cesur ve dürüstüm” dedi.

Yüksek Seçim Kurulu (YSK), HDP’nin cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş’ın Fox Tv yayınına cezaevinden telefonla katılma talebini reddetmişti: “Demirtaş’ın programa katılımının sağlanması için girişimde bulunulması taleplerinin değerlendirilmesi merci T.C. Adalet Bakanlığı olduğundan, Yüksek Seçim Kurulu’nun girişimde bulunması taleplerinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.”
‘Liderler FOX’ta programına HDP’nin eş genel başkanları Pervin Buldan ve Sezai Temelli katıldı. İki isim, Fox haber ekibinden Fatih Portakal, İsmail Küçükkaya, Doğan Şentürk, Sedat Bozkurt ve Tülay Önal İçten’in sorularını yanıtladı.
Küçükkaya, Demirtaş’ın verdiği yanıtlar arasında Fatih Portakal’a ‘sitem’ olduğunu söyledi: “Demirtaş’ın, Fatih kardeşime de bir sitemi var: ‘Siz, hep PKK ve Kürt sorununu sormuşsunuz. Burası hepimizin ortak evi. Keşke diğer soruları da yanıtlayabilseydim’ demiş.”
Demirtaş’ın mesajları şöyle:
Şunu açıkça belirteyim biz PKK’nin şiddetini meşrulaştırmak normalleştirmek gibi bir tutum içinde olmadık olamayız. Silaha, bombaya şiddete, açık ve net bir tutumla karşıyız. Terör ise şiddet başlığının alt bir bir başlığıdır ve şiddet türlerinden sadece biridir. Şiddettin alt bir türü olan terör şiddettini sorunun bizzatihi kendisi olarak kabul ederseniz. Bu durumda sorunun ekonomik, kültürel siyasal boyutlarına dair hiçbir çözüm üretemezsiniz. Biz sivil demokratik siyasette ısrarcıyız. Silaha karşıyız bu nettir.
Tabii ki Kürtler de tüm halklar gibi farklı siyasi düşüncelere görüşlere sahiptir. Bu çerçevede diğer partilere oy veren Kürtler mutlaka vardır ve olacaktır. Demokrasinin gereğidir. Biz Kürtlerden aldığımız destek kadar Türklerin de desteğini alacağımıza inanıyoruz. Kürt veya Türk her seçmenimiz bir akla vicdana sahiptir. Özgürce düşünüp kendi kararını verecektir.
Bizi Türkiyeli yapan şey Türkiye’nin bütün kesimleriyle kurabildiğimiz diyalogtur. Türkiyeli olmakla Türkçü olmayı karıştırmamak gerekir. Biz ne Türkçüyüz ne de Kürtçüyüz.
Hendekler
Ne ben, ne HDP hendekleri, barikatları kazmadık. İlk ortaya çıktığı andan itibaren sürekli diyalog ve ikna yöntemleri kullanarak sonlanması için yoğun çaba sarf ettik. Hakkari merkez ve Silvan ilçelerinde de, ilk hendekler açıldığında Lice ve Cizre ilçelerinde de bu yöntemle başarılı olduk ve hendekler kapatıldı. Benim hendekleri destekleyen tek bir açıklamam yoktur. 15 Temmuz’da bir de baktık ki, meğerse bu evleri, insanları yakıp yıkanların tamamı darbeciymiş. Şu anda tamamı darbecilikten içeride!
Maalesef ki biz de, o dönemde derdimizi iyi anlatamadık. Ayrıca hendeklerin kapatılması girişimlerimizde daha ısrarcı ve cesur olabilmeliydik. Bu noktada kamuoyu desteğini oluşturmada biraz da eksik kaldık galiba, buna güç getiremedik. Zamanında ve doğru siyasi müdahaleler yapamadık. AKP’nin hendekleri bahane ederek 1 Kasım seçimlerinde ağır bir savaş ve korku ortamına Türkiye’yi sürüklemesini önleyemedik. Bunlar bizim eksiklerimiz oldu.
‘PKK ile bağınızı kopardınız mı?’ sorusu
Size şunu bütün samimiyetimle ifade edeyim: Bizim PKK ile organik, örgütsel bir ilişkimiz olsaydı, bunu korkmadan saklamadan söyleyecek kadar cesur ve dürüstüm. PKK ile HDP ya da benim aramızda ne bir örgütsel ve talimat ne de organik bir ilişki kesinlikle yoktur. Biz Türkiye’ye demokrasi, Kürt sorununa barışçıl çözüm perspektifi ile PKK’nin kesin olarak Türkiye’ye karşı silah bırakması gerektiğine inanıyor ve savunuyoruz. Bunun da terörle mücadele konsepti ile değil TBMM inisiyatifinde şeffaf, dürüst bir müzakere ile yapılacağına inanıyoruz.”