HDP’nin eski eş genel başkanı ve parti meclisi üyesi Selahattin Demirtaş, yerel seçimde ‘gönlünden geçen’in ilkeli ve şeffaf bir birliktelik olduğunu söyledi.

Demirtaş, Kasım 2016’dan bu yana Edirne Cezaevi’nde tutuklu bulunuyor.
Cumhuriyet’ten Hilal Köse’nin sorularını avukatları aracılığıyla yanıtlayan Demirtaş, muhalefet partilerine Mart 2019’da yapılacak yerel seçim için öneri sundu.
Partilerin ortak bir demokrasi programı etrafında ilkesel ve uzun vadeli mücadele birliği sağlamalarının yerel seçimlerde ciddi sonuçlar alacağını belirten HDP’li siyasetçi, ittifak ve taktik gibi konularda kendisinin bir şey demesinin doğru olmadığını kaydetti.
‘Ortak aday’
Bu gibi konulara parti yönetimlerinin halkın beklentileri doğrultusunda karar verececeğini dile getiren Demirtaş, “Benim gönlümden geçen açık, şeffaf ve ilkeli bir birlikteliktir” dedi.
HDP’li siyasetçi şöyle devam etti: “Türkiye’nin bütün ezilenleri asgari bir demokrasi programı etrafında buluşursa sadece yerel seçim değil, önümüzdeki yüzyıl bile kurtarılmış olur. Partisel çıkarlar yerine ezilen sınıf, kimlik, cinsiyet çıkarları öncellenip cesur siyasi hamlelerle tabular yıkılır ve bütün demokrasi güçleri ortak adaylar etrafında (en azından bazı illerde) yan yana gelebilirse Türkiye’nin önü açılır, ülke nefes alır. Ama güçlü, cesur, kararlı siyasi liderlik gerektiren bir öncülükle olur ancak. Kampanya da bu motivasyonla tam bir şenlik, coşku ve heyecan atmosferine dönüşecektir.”
‘Toplumsal muhalefet grup toplantılarına sıkıştı’
Demirtaş, “Kendimi de dışında tutmadan açık yüreklilikle belirtmeliyim” dedikten sonra muhalefetin vahim ve tarihsel hatalarının bugüne geliş yolunu önemli ölçüde açtığını kaydetti.
Demirtaş, çözüm sürecine yeterince sahip çıkılması durumunda Türkiye’deki bazı sorunların ortadan kaldırılması konusunda ciddi mesafe kat edilebileceğini belirterek AKP, CHP, MHP ve İYİ Parti dahil tüm çevrelerin sürecin ‘felaket’ olduğunu söyleyerek yanıldığını ifade etti.
HDP lideri, şu ifadeleri kullandı: “Yine, dokunulmazlıkların kaldırılması sürecindeki tavır, Yenikapı mitingine angaje olma, HDP ile yan yana durmaktan korkulması, barış ve çözüm projesi açıklamayarak içerde-dışarda savaş politikalarına destek sunulması, iki yıldır yasadışı bir şekilde içerde tutuluyor olmamıza rağmen böyle bir şey yokmuş gibi davranılması otoriterleşmeye açıkça zemin sunmuştur. Toplumsal muhalefeti güçlü bir demokratik halk muhalefetine dönüştürmek yerine grup toplantılarına sıkıştırmak da aynı derecede otoriterleşmeye, korku ikliminin kök salmasına uygun fırsatları altın tepside sunmuştur adeta. Bunlardan ders çıkarmak acil ve elzemdir.”
‘Kırgınlık’ sorusuna yanıt yok
İki yıldır tutuklu bulunan Demirtaş, “Kırgın olduğunuz birileri var mı? Meclis’te mesai harcadığınız vekiller, HDP’li olsun olmasın, tahliyeniz için yeterince çaba gösterdi mi?” sorusuna yanıt vermekten kaçındı: “Bu tür soruları bir gün sağ salim buradan çıkarsam tekrar sorun lütfen, çünkü şu anda hatırlamıyorum, belki o zaman hatırlarım (Gülerek)“
Eş başkan ya da vekil olmayacak
HDP’li siyasetçi sözlerini şöyle sürdürdü: “Siyaset, sırf partiler aracılığıyla yürütülen bir faaliyet değildir. HDP elbette ki önemli bir siyasi aktör olarak yürüyüşüne güçlenerek devam edecektir. Ben de bir HDP’li olarak, demokrasi ve barış için partimin yanında, partimle birlikte olmaya devam edeceğim. Ama ne yakın ne de ileri bir zamanda HDP’de eşbaşkanlık dahil ‘seçilmişlik’ pozisyonu gibi bir düşüncem yok. Zaten bu saatten sonra, yasal olarak da bunu imkansız kılmak için alelacele ağır cezalarla hem beni içeride tutmaya hem de siyasi yasaklı hale getirmeye çalışıyorlar. Fakat benim siyasetteki karşılığım, hiçbir zaman oturduğum koltuklardan kaynaklı değildi. Halkla aramızdaki sıcak, hakiki, doğrudan yoldaşlık ilişkisiydi. Bunu hiçbir ağır ceza, hiçbir cezaevi duvarı, hiçbir siyasi yasak engelleyemez. Halkla aramızdaki bu çok güçlü bağ olduğu müddetçe, ben siyaseten rolümü içtenlikle yerine getirmeye devam edeceğim. Bundan tek muradım güçlü bir demokrasiye ve onurlu bir barışa hizmet edebilmektir.”