Damla Doğan Tuncel: TES'e girmek var, çıkmak yok

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Resmi Gazete’de yayımlandı. Bireysel Emeklilik Sistemi’nden (BES) sonra şimdi de Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi (TES) hayatımıza giriyor.

Ama BES ile TES arasındaki fark bir harften çok daha fazlası: TES’e girmek var, çıkmak yok.

Yılbaşından itibaren net maaşlarımızdan yüzde 3 kesinti yapılacak. Hem de zorunlu!

22 bin 104 liralık asgari ücretten 663 lira, 50 bin liralık maaştan 1500 lira, 70 bin liradan 2100 lira, 100 bin liradan 3000 lira.

O meşhur şarkı adıyla soralım: Zorunda mıyım!? Evet, zorundayız.

Sistemden 10 yıl boyunca çıkmak yasak. Mezara kadar derler ya, tam öyle.

TES’ten tamamen çıkış, sadece emeklilik dönemi bittiğinde, ölüm ya da maluliyet durumlarında mümkün.

Bu sene yaz meyvelerini sofrasına koyamayan, çocuğuna yeni bot almakla beslenme çantasını doldurmak arasında seçim yapmak zorunda kalanlar için…

Şimdi bir de ‘zorunlu tasarruf’ çıktı.

Üstelik birçok uzman uyarıyor: Bu sistem, çalışanın tek güvencesi olan kıdem tazminatını ortadan kaldırıyor.

(…)

Yıllardır sabrettik, fedakarlık yaptık, sustuk. Ama her yeni yasa, her yeni düzenleme, her yeni
kesintiyle bir şey daha anlaşılıyor: Bu ülkede ‘zorunluluk’ hep vatandaşa ‘rahatlık’ hep imtiyazlılara yazılmış.

Halbuki ne maaştan, ne umuttan, ne de gelecekten ‘tasarruf’a yerimiz kaldı. Çünkü biz zaten her şeyden kısmayı öğrendik: Kahvaltıdan, ısınmadan, tatilden, uykudan, dışarıda içilen tek bir bardak kahveden…

Artık yeter.

Damla Doğan Tuncel’in yazısı