Cumhuriyet'ten Cem Küçük açıklaması: Bu piyonun sahibi kimse ortaya çıksın

Gazetecileri tehdit edip hedef göstermesiyle tanınan Star gazetesinin ‘şahin’ yazarı Cem Küçük’ün Cumhuriyet Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar hakkındaki, “MİT TIR’larını ABD’de New York Times yayımlasaydı bu iş hukukla çözülmezdi” sözlerine gazeteden ‘Sahibi kimse ortaya çıksın’ yanıtı geldi.

‘İş Dündar’ın öldürülmemesinin eleştirmeye kadar geldi’

Yeni Şafak yazarı Cem Küçük
Yeni Şafak yazarı Cem Küçük

Cumhuriyet İcra Kurulu Başkanı Akın Atalay imzasıyla yayımlanan yanıt metninde, Cem Küçük’ün Dündar’ın devlet tarafından öldürülmesini dillendirdiği kaydedilerek, “Siyasi iktidarın sahibine biat etmeyip çok ağır baskılara rağmen gazetecilik yapmaya çalışanların üzerine saldırtılan Cem Küçük’ün marifetleri, Cumhuriyet Gazetesi’nin Genel Yayın Yönetmeni’nin devlet tarafından hâlâ öldürülmemesinin eleştirilmesine kadar geldi” denildi.

Küçük ile ‘bir işlerinin olamayacağı’nı belirten Atalay, “Akıl sağlığına dair ciddi kuşkularımız olan birini değil, bu kişiyi her akşam ekranına taşıyanları, gazetelerinde bu kişiye sütun açanları, onun tehditlerine yol veren devlet yöneticilerini, görmezden duymazdan gelen savcıları, onu, basını susturmak için piyon olarak kullanan karanlık güçleri dikkate alıyoruz” diyerek işaret ettiği kesime seslendi.

Bu piyonun arkasına gizlenmeyin

Açıklama şöyle devam etti: “Ve onlara sesleniyoruz: Bu piyonun arkasına gizlenerek kurtulamazsınız! Bunun hesabını sorarız! Peşinizi bırakmayız! Siyasi iktidarın sahibine biat etmeyip çok ağır siyasi, ekonomik, hukuki baskılara karşın gazetecilik yapmaya çalışan kişi ve kurumların üzerine saldırtılan bu kişinin marifetleri, en sonunda Cumhuriyet Gazetesi’nin Genel Yayın Yönetmeni’nin devlet tarafından hâlâ öldürülmemesinin eleştirilmesine kadar gelmiştir. Bunu söyleyen, herhangi biri değildir; devletin (başta istihbarat kurumu olmak üzere) çeşitli kurum ve yetkilileriyle samimi ilişkide ve irtibatta olduğu bilinen birisidir.”

‘Nedeni açıkça ortadadır’

Cumhuriyet’in bu hedef göstermeyi yargının geldiği noktaya bakıldığında, hukuki boyuta taşımayacağının altını çizen Atalay, “Bu vahim olayı savcılığa, adliyeye götürmenin bugünlerde pek sonuç alıcı bir yol olmadığının bilincindeyiz. Yargı kurumunun son dönemdeki performans ve işlevini dikkate aldığımızda, anılan kişiyi ve söylemini aklama ihtimalinin de çok kuvvetli bir ihtimal olduğunu düşünüyoruz. Bundan dolayı, bu vahim olayı tarihe ve geleceğe kayıt düşmek için kamuoyuyla paylaşıyoruz” diye yazdı.

Atalay, yazının sonunda ‘Küçük’ün sahipleri’ dediği kesime şöyle seslendi: “Açıkça öldürme amaçlı bir hedef gösterme anlamı taşıyan bu tehdidin, kişisel bir husumetten kaynaklanmadığı ortadadır. Tersine bu tehdit, devletin, “Suriye’ye gönderilen insani yardım malzemesi” olarak açıkladığı şeyin, büyük çapta silah ve mühimmat malzemesi olduğunu belgeleyen görüntü ve bilgilerin yayımlanmasından kaynaklanmıştır. Bu nedenle, sıradan birinin hezeyanları sayarak gülüp geçmek yerine, bu hezeyan sahibinin sahiplerine sesleniyoruz: Bir açıklamanız olacak mı?”