Büyük teknoloji şirketleri Meta ve Google’ın çocuklarda dijital bağımlılık yaratmakla suçlandığı tarihi dava sürerken, halk sağlığı uzmanlarının bu konuda henüz kesin bir görüşü yok.

Johns Hopkins Üniversitesi’nde Ergen Sağlığı Merkezi Direktörü Tamar Mendelson’a göre gençlerin yaklaşık yüzde 95’i, 8–12 yaşındaki çocukların ise neredeyse yüzde 40’ı sosyal medya kullanıyor. Oysa çoğu platform için asgari yaş sınırı 13.
Spectrum News’un aktardığına göre ergen beyninin, kimliğinin ve sorunlarla baş etme becerisinin 25 yaşına değin geliştiğini hatırlatan Mendelson, “Sosyal medya tamamen zararlı değil, ama çocukların gelişim sürecinde ciddi riskler barındırıyor” diyor.
Nitekim son dönemde birçok Avrupa ülkesi çocukların sosyal medya kullanımını sınırlamayı tartışıyor.
Avustralya, Aralık 2025’te 16 yaş altına sosyal medyayı yasaklayan ilk ülke oldu, ardından çocuklara ait 4,7 milyon hesap kapatıldı. Fransa’da da yıl başında 15 yaş altına sosyal medya yasağı getiren tasarı kabul edildi.
Danimarka, İtalya, İspanya, Almanya gibi birçok Avrupa ülkesinde benzer düzenlemeler gündemde.
Kasım 2025’te Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş da “15 yaş altına yönelik sosyal medya düzenlemesini yakın zamanda hayata geçireceğiz” demişti.
Beyin nasıl etkileniyor?
Moleküler biyolog ve ‘Super Stimulated’ (Aşırı Uyarılmış) kitabının yazarı Nicklas Brendborg’a göre sosyal medya, beynin ilkel ödül mekanizmalarını hedef alıyor.
Brendborg, sonsuz kaydırma özelliğinin kumar makinelerine benzer bir ödül sistemi yarattığını söylüyor: “Büyük bir ödül ihtimali var ama ne zaman geleceğini bilmiyorsunuz. Bu belirsizlik beyni sürekli bir arayış moduna sokuyor.”
Parlak, ışıl ışıl filtrelenmiş görseller de beynin ilkel bölümüne epey çekici geliyor.
Ayrıca geçen yıl Translational Psychiatry dergisinde yayınlanan bir araştırmada, yedi bini aşkın çocuk geniş bir zaman aralığında incelendi. Buna göre ekran süresi arttıkça beynin bazı bölgelerinde korteks kalınlığının azaldığı görüldü.
Beynin daha ilkel yapılarında yer alan korteks, karmaşık düşünme, hafıza ve karar verme gibi bilişsel işlevlerden sorumlu. Aynı zamanda bağımlılık eğilimlerini denetliyor.
Çalışmada ekran süresi arttıkça dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (ADHD) belirtilerinin de arttığı tespit edildi.
Bilimsel tablo karmaşık
Johns Hopkins Üniversitesi’nde öğretim üyesi Johannes Thrul’a göre aşırı sosyal medya kullanımı uyku sorunları, dikkat dağınıklığı ve ruh sağlığında bozulmayla ilişkilendiriliyor.
Fakat uzun dönemli çalışmalar bu etkilerin kişiye, platforma ve kullanım biçimine göre değişebildiğini gösteriyor.
Uzmanlara göre çocuklardaki bazı davranışlar sosyal medya kullanımının sorunlu hale geldiğine işaret edebilir:
- Sürekli artan kullanım süresi
- Ödev gibi günlük sorumlulukların aksaması
- Sosyal medyadan kopamamak
- Kullanılmadığında bile sosyal medyayı düşünmek
Thrul’un incelediği 20 araştırma, sosyal medya kullanımını birkaç hafta azaltan gençlerin ruh sağlığında belirgin bir iyileşme görüldüğünü ortaya koyuyor.
Fakat Thrul genellemelere karşı çıkıyor:
“Sosyal medya her kullanıcı için mutlaka zararlı değil. Ama şurası kesin: Bu platformlar insanların iyiliği için değil, hiç durmadan kaydırıp tıklamaları için tasarlanıyor.”
Uzmanlar ne öneriyor?
Ekran süresinin ve sosyal medya kullanımının beyne olumsuz etkisini azaltmak için birtakım yollar var. Uzmanların önerileri şöyle:
Yatak odasında ekran bulundurmayın
Beyni gelişim aşamasındaki çocuklar ve ergenler için kaliteli uyku hayati, ama tüm yaş gruplarının fiziksel ve zihinsel sağlığı için şart. Uzmanlar, cihazları gece boyu başka bir odada şarj etmenizi öneriyor. Gerekirse eski usül bir çalar saat alabilirsiniz.
Ekran süresinde aşırıya kaçmayın
Ekran sürenize platformların algoritmaları değil, siz karar verin. Örneğin on dakika TikTok izlemek görece zararsız olabilir. Ama sık sık kendinizi bir içerik çukuruna düşmüş buluyorsanız, o uygulama ya da cihazla ilişkinizi sorgulamanın vakti gelmiş olabilir.
Uzmanlar sorunlu uygulamaları silmeyi ya da uygulama engelleyiciler kullanmayı öneriyor. Uygulama engelleyiciler, odağı artırmak ve ekran süresini kontrole almak için belirli sitelere ya da uygulamalara erişimi kısıtlayan dijital araçlara deniyor.
Beyninizi zorlamakta fayda var
Teknolojinin kolaylık sağladığı aşikar. Ama aşırı kolaylık beyne zarar veriyor. Fazla konfor, insanı bugünkü bilişsel kapasitesine taşıyan zahmeti ortadan kaldırıyor.