
AYNUR KOLBAY HÜLYA
aynurkolbay@hotmail.com
@okumak_zamani
Bol resimli kitapların en güzel ve en önemli özelliklerinin başında, hikâyenin yanısıra oluşturabileceğiniz, hayal edebileceğiniz ve üzerine uzun uzun konuşabileceğiniz geniş bir alan sunması geliyor.
Bu nedenle ‘sessiz kitap’ kategorisi, çocuk kitaplarındaki en yaratıcı, en özgürleştirici ve en eğlenceli kategorilerden biri sanırım. Yazıya hiç yer vermeyen (ya da yok denecek kadar az yer veren) bu kitaplar hayal kurma, yaratıcı düşünme ve her seferinde farklı bir ayrıntıyla farklı yerlere sürüklenme imkânı da yaratan kitaplar aynı zamanda.
Son zamanlardaki en iyi ‘sessiz kitap’ örneklerinden biri ‘Ay’a Okul Gezisi.’

Kapakta gördüğünüz uzay konsepti, açtığınız ilk sayfayla daha da gerçekçi bir hale bürünüyor. Astronot kıyafeti giymiş bir sürü çocuk, başlarında öğretmenleriyle birlikte bir uzay gemisine doğru yol alıyor. Çocuk grubunu arkadan takip eden, tek başına yürüyen bir çocuk da bu ilk sayfayla ilginizi çekmeye başlıyor.

Grupla takılmayı sevmediği, yalnız kalmayı tercih ettiği belli olan bu çocuk, elinde boya kalemleri ve resim defteriyle uzayın büyülü atmosferinde kendi dünyasında kalmayı tercih ediyor. Derken birden uyuyakalıyor ve diğerleri yokluğunu fark etmeden gemiye binip Ay’ı terk ediveriyorlar. Başlık nedeniyle çocuğun surat ifadesini hiç göremesek de uyandığında yaşadığı hayal kırıklığını, korkuyu ve çaresizliği kolaylıkla hissedebiliyoruz. Kendini yine resimlere vererek rahatlatmaya çalışırken, etrafında değişik ve eğlenceli arkadaşlar da ortaya çıkmaya başlıyor. Uzaylılarla birlikte hem onların hayatını renklendirmeye, hem de yalnızlığını gidermeye başlıyor. En azından unutulduğu anlaşılıp da diğerleri kendisini geri almaya gelene kadar.

Kitapta hiçbir yazı olmaması, okura istediği şekilde yorumlama imkânı sağlıyor. Ama bana kalırsa kitabın en güçlü yanı hissedilebilir birçok duyguya yer vermesi. Kitabın her sayfası, baş karakterin başına gelen her durum her okurda farklı bir hissiyat yaratabilir, her kare başka bir manaya gelebilir. Bu nedenle de küçük yaştan itibaren çocuklarla birlikte okumak, yeni hikâyeler yaratmak ve en güzeli de onların neler düşündüğünü duyabilmek için harika bir fırsat yaratıyor. Hele bir de uzaya meraklı çocuklarsa tadından yenmez bir kitaba dönüşüveriyor.
Yazarın henüz Türkçe’ye çevrilmemiş aynı serinin devamı niteliğinde ‘Field Trip to the Ocean Deep’ (‘Okyanusun Derinlerine Okul Gezisi’ olarak çevrilebilir belki) isimli bir kitabı daha bulunuyor. Umarım yakın zamanda onu da Türkiye sınırları içerisindeki kitapçılarda bulma imkânımız olur.
Keyifli okumalar.

Yazar ve Çizer Adı: John Hare
Sayfa sayısı: 40 sayfa
Yayınevi: Yapı Kredi Yayınları